YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10283
KARAR NO : 2008/3923
KARAR TARİHİ : 15.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.05.2006 tarihli satış sözleşmesi gereğince davalıya 6.000.-USD. kapora verildiğini, 30 günlük teslim süresi içinde mal teslim edilmediği için müvekkilinin 16.06.2006 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, kapora iade edilmediği için girişilen icra takibine davalı yanca haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ithal edilen malın 08.06.2006 tarihinde gümrükten çekildiğini, davacının malı almaktan kaçındığını, teslim süresi dolmadan sözleşmeyi feshederek kaporayı istediğini, ancak sözleşme gereğince kaporanın iadesinin imkansız olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalının sözleşme süresi dolmadan, yani satıcının temerrüdü oluşmadan malı, kalan borcun ödenmesi halinde teslim etmeye hazır olduğunu alıcı davacıya bildirdiği, ancak alıcının semen borcunu süresi içinde ifa etmediği gibi sözleşmeyi de feshettiği, bu durumda tarafların kararlaştırdıkları gibi davacının yatırmış olduğu kaporanın iadesini talep edemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesinde teslimatın 30 gün içinde yapılacağı öngörülmüştür. Davacı süresi içinde teslimat gerçekleşmediğinden sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş, davalı ile teslim süresi içinde davacıya gönderilen 10.06.2006 tarihli yazı ile satışa konu malın teslimine hazır olduğunun ve teslim alınması gerektiğinin bildirildiğini savunmuş, ancak davacı belirtilen yazının kendisine ulaşmadığını iddia etmiştir.
Bu durumda mahkemece sözü edilen yazının davacıya ulaşıp ulaşmadığı, başka bir ifade ile davacının bu bildirimden haberdar olup olmadığı yönü üzerinde durulup gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.