Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/10367 E. 2008/4061 K. 17.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10367
KARAR NO : 2008/4061
KARAR TARİHİ : 17.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, takip dayanağı kıldıkları fatura ile her iki yanın ticari kayıtları üzerinde yapılacak incelemeye göre davalıdan alacaklı olduklarını, yapılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatıyla mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davacı şirketle aralarında, böyle bir faturaya bağlanmış ticari ilişki bulunmadığını, faturanın kendilerine tebliğ de edilmediğini bildirerek davanın reddine ve davacının % 40 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, başka bir mahkemece yapılan delil tesbiti sırasında, davalı şirket yetkilisinin tesbiti istenen baskı silindirlerini hurdaya sattığı yönündeki beyanından, bedeli takibe konu malların davalı yanca teslim alındığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının % 40 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra takibinde alacağın dayanağı olarak bir adet fatura ve cari hesap alacağı gösterilmiş ise de, davacı yargılama aşamasında davalının KDV ödememek için fatura düzenlenmemesini talep ettiğini belirterek, fatura ibraz etmemiştir.
Ne var ki, davalı şirket yetkilisi, mahkemece yapılan 07.10.2004 tarihli tesbitte “ben tesbiti istenen baskı silindirlerini firmayı devir sırasında hurdaya sattım” şeklinde beyanda bulunmuş ise de, hurdaya verdiğini belirttiği silindirin dava konusu alacakla bağlantısı saptanamamıştır.
Kural olarak alacağı ispat yükü davacıya aittir. Bu durumda mahkemece öncelikle dava dilekçesi ve bu bağlamda alacağın dayanağı olarak gösterilen cari hesap özetinin ilişkili olduğu satışlarla, tesbit sırasında davalı şirket yetkilisinin beyanı dikkate alınarak, sözü edilen silindirlerle alacak arasındaki ilişkinin davacı yana açıklattırılması ve bu kapsamda bütün delillerin bir arada değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.