YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10380
KARAR NO : 2008/4711
KARAR TARİHİ : 01.05.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret ) Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya satılıp teslim edilen mal bedeli faturasının ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, 3.350.00 YTL’nin fatura tarihi itibariyle yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıdan mal satın almadığını, malı oğlu olan …’nun aldığını, borçlunun da oğlu olduğunu, davacının düzenlediği faturaya karşı iade faturası düzenlediğini, davacıya borçlu olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, taraf defterlerinin incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi raporu, toplanan delillere göre, davacının 25.1.2002 tarihinde teslim edilen mal bedelini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, fatura tarihi olan 16.2.2002 tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.335.00 YTL alacaklı olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde fatura tarihinden itibaren faiz talebinde de bulunmuş olmasına rağmen mahkemece bu talep yönünden bir hüküm kurulmamıştır. BK.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu taraflarca müttefikan bir gün tayin edilmiş olmadıkça alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Fatura düzenlenmesi alacağın muaccel hale geldiğini gösterirse de fatura tarihi BK.nun 101.madde de öngörülen koşullar gerçekleşmedikçe temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. Somut olayda davadan önce icra takibine girişildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece temerrüdün anılan icra takip tarihinde oluştuğunun kabulü ile o tarihten itibaren faizi ile birlikte saptanan alacağın tahsiline, hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,01.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.