Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/10541 E. 2008/4414 K. 25.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10541
KARAR NO : 2008/4414
KARAR TARİHİ : 25.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılar vek.Av…. ‘nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, davacının keşideci davalı …’nın lehdarı bulunduğu ve diğer davalıya ciro edilen 14.09.2001 tanzim, 08.01.2003 vadeli bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, bonodaki imzanın müvekkili eli ürünü olmadığını, alınacak raporda imzanın müvekkilinin eli ürünü olduğu belirtilirse bononun hile ile alındığının ortaya konacağını belirterek borçlu olmadıklarının tespitini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar vekili İcra Tetkik Mercii’nde imzaya itiraz eden davacının raporlar aleyhine gelince hile iddiasında bulunduğunu, ancak hilenin ne şekilde yapıldığının ortaya konmadığını, sahtecilikten sonra hile iddiasının ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının hataya düşürülerek boş bono imzalattırıldığı, daha sonra boş bononun doldurulduğunu, bu nedenle davacının bono ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, önce bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığı yolunda itirazda bulunmuş eğer alınacak rapor sonucu imzanın müvekkiline ait olduğu anlaşılırsa bononun hile ile imzalattırıldığını kanıtlayacaklarını belirtmiştir.
İcra Tetkik Mercii’nde alınan bilirkişi raporunda dava konusu bonodaki imzanın davacı keşidecinin eli ürünü olduğu anlaşılmış olup, mahkemece dinlenen tanıkların ifadeleri de bononun hile ile alındığını ortaya koymamaktadır.
Öte yandan bononun boş olarak imzalandığı, mahkemenin de kabulündedir. TTK.nun 690. maddesi yollaması ile bonolarda uygulanması gereken TTK.nun 592. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Bu tür bono düzenlenirken veya tamamen doldurulmamış bono tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile ispat olunmadığı sürece bono geçerliliğini korur. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.