YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11114
KARAR NO : 2008/6759
KARAR TARİHİ : 17.06.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kredi kartı alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı kefilin, kefalet limiti dahilinde kendi temerrüdünden sorumlu olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, takibin 3.000.00 YTL üzerinden, % 70.2 temerrüt faizi ile birlikte devamına, kabul edilen miktarın % 40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık Banka Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Yerel mahkemenin gerekçesinde belirtilen 4077 sayılı Yasanın 6/A maddesi ise taksitli satışlara ilişkin olup taksitlerden birinin veya bir kaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkının koşullarını düzenlemektedir. Bu itibarla anılan yasa hükmünün somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. O halde mahkemece hesap kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren ihtarnamede belirtilen sürenin sonunda temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü ile kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğu gözetilerek gerektiğinde ek rapor alınmak suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 17.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.