YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11167
KARAR NO : 2008/1851
KARAR TARİHİ : 29.02.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan …vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı ……’nın sıra cetveline kaydedilen 3.066.735.892.000. TL alacağının gerçek bir alacak olmaması nedeniyle terkinine, söz konusu miktarın müvekkil banka ve şirkete tahsis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, müflis şirkette hissedar olmadığını, alacağının, müflis şirketin tarafı olduğu genel kredi sözleşmesinde kefil olması nedeniyle kefalet borcunu İş Bankasına ödemekten kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dışı müflis şirketin İş Bankası ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin kefili olan davalının kefalet borcundan kaynaklanan 2.310.500. USD’yi 17.5.2001 tarihinde ödediği, alacağının bu işlemden kaynaklandığı, bu nedenle davacının davasını kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Müflis Türkiye İmar Bankası A.Ş. İflâs İdaresi vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklının takip konusu alacağının gerçek olduğunu ve miktarını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Somut olayda davalı, dava dışı müflis şirketin (Barlan Metal Pazarlama San. Tic. A.Ş.’nin) tarafı olduğu genel kredi sözleşmesinin kefili olarak kefalet borcunu ödediğini belirterek, iflâs masasına rucü alacağını yazdırdığını İş Bankasının kayıtlarına dayanarak ispatlamaya çalışmıştır. Ancak müflis şirketin kayıtları incelenmemiş, davalının müflis şirketin yöneticisi veya hissedarı olması temeline dayanan muvazaa iddiaları konusundaki davacı beyanları üzerinde durulmamış ve özellikle kefaletten kaynaklanan ödemenin bir borcun karşılığı olarak yapılıp yapılmadığı irdelenmemiştir. Gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak belirtilen hususların araştırılması suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 3/7/2003 tarih ve 1085 sayılı kararı ile Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izinin kaldırılması üzerine, Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 16,I hükmü uyarınca, Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.’nin yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na intikal etmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140,I hükmüne göre, “Fon, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.” Bu nedenle davacının ödemiş olduğu peşin harcın iadesine karar vermek gerekirken, harcın öncelikle davacıya tamamlattırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.