YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11784
KARAR NO : 2008/1096
KARAR TARİHİ : 12.02.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline 4 adet çek imzalayarak verdiğini, uzun süre çek bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek davalının toplam 8.827.000.000 TL alacağa itirazının iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden aldığı hatır çeklerini icra takibine koyduğunu, taraflar arasında alacak- borç ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece zamanaşımına uğrayan çeklerin yazılı delil başlangıcı sayılarak davacı tanıklarının dinlendiğini, davacının dava dilekçesinde temel ilişkiye dayanmadığı, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının da samimi ve inandırıcı görülmediği, davacı vekilinin yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettiği, davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık zamanaşımına uğramış çeklerden kaynaklanmaktadır. Davalı çeklerin keşidecisi, davacı ise lehtarıdır.
Zamanaşımına uğramış çekler yönünden kambiyo hukukuna ilişkin haklar yitirilir ise de, arada temel ilişki bulunması halinde bunlara yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın her türlü delille kanıtlanması mümkündür.
Somut olayda davalı keşideci, davacı ise lehtar olduğuna göre taraflar arasında temel ilişki olduğunun kabulü gerekir. Bir davada olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi hakime ait bir görevdir. (HUMK. m. 76). Bu açıklamalar karşısında davacı dava konusu çeklere yazılı delil başlangıcı olarak dayanabileceğinden mahkemece tanık dinlenmesinde isabetsizlik yoktur. Ne var ki, yerel mahkeme tanık beyanlarının samimi ve inandırıcı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Oysa, 07.03.2006 tarihli oturumda dinlenen davacı tanığı Seyfi Yıldırım, yeminli ifadesinde, davacının Şile’ de bulunan inşaatını satıp oradan aldığı parayı davalıya verdiğini ve çeklerin bu borca karşılık düzenlendiğini yer ve zaman göstererek açıkça beyan etmiştir. Mahkemece, bu beyanların inandırıcı ve samimi olmama gerekçeleri yeterince ortaya konmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.