YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12029
KARAR NO : 2008/3825
KARAR TARİHİ : 11.04.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, yanlar arasında abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı kurumun kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla müvekkili hakkında tutanak düzenleyerek 12.070.540.000 TL tutarlı faturaya konu enerji bedeli isteminde bulunmuş ise de, müvekkilinin kaçak enerji kullanımının söz konusu olmadığını belirterek, faturanın iptaliyle faturaya konu borçtan dolayı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın idari yargının görevine girdiğini bildirerek yargı yolu itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen görevsizlik kararının davacı yanca temyiz edilmesi üzerine hüküm, Dairemizin 12/10/2005 tarih, 2005/7578- 9949 E/K sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle 2.044.03 YTL dışındaki bölüm için davacının borçlu olmadığının tespitine, faturanın bu şekilde düzeltilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Zira, gerek kaçak elektrik tutanağında, gerekse sayaç ayar mesul teknisyenlerince düzenlenen raporda sayacın Bakanlık mühürlerinin kırık olduğu belirtilmiştir. Davacı, sayacın bakanlık mühürlerinin kırık olmasının nedenini açıklayıcı makul sebepleri gösterememiştir. Bu durumda mahkemece davalı idarenin bilirkişi raporuna yönelik itirazları da gözetilerek Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.