YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1211
KARAR NO : 2007/5857
KARAR TARİHİ : 05.06.2007
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, dava konusu çekin taraflar arasındaki … … makinası satışı nedeniyle verildiğini ve satışa konu makinanın sağlam ve ayıpsız olarak davacıya teslim edildiğini, bu nedenle davacının ayıp iddiasının yerinde olmadığını, TTK.’nun 25/3 maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarında da bulunulmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ayıp iddiası yönünden yazılı bildirimde bulunmadığı, eşinin sözlü başvurusunun satışa konu makinanın tamir edilmesi yönünde olduğu davalının görevlendirdiği tamircinin cihazın bazı parçalarını söküp götürmesine rağmen tamir edip geri getirmediği, davacının satın alma tarihinden sonraki davranışlarının satış sözleşmesinin feshine ilişkin olmayıp cihazının tamir edilerek, çalıştırılmasına yönelik olduğu ticari defterlerde ayıpla ilgili kayıtlar da bulunmadığı, bu nedenle davacının satış bedelini ödemekten kaçınmasının yerinde görülmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin, alım satım akdine konu … … cihazının bedeline karşılık verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık satışa konu malın ayıplı olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak ticari satışlarda TTK.’nun 25/3 maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarında bulunulduğunun ayıp iddiasını ileri süren tarafından kanıtlanması gerekir. Ne var ki somut olayda, davacı makinanın çalışmadığını tahminen 300 metre ilerideki davalı satıcıya bildirmiş ve davalı bu durumu kabul ederek yetkili elemanını göndermek suretiyle olaya müdahale etmiştir. Ancak ayıbın giderilmesi amacıyla makinadan sökülüp götürülen parçaların geri getirilmediği ve makinanın davacı elinde kalan kısmının bu hali ile ekonomik değerinin bulunmadığı toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile saptanmıştır.
Bu durumda mahkemece somut olay bakımından davalının bu davranışları ile malın ayıplı olduğunu kabul etmiş sayılacağı gözetilerek TTK’nun’ ve BK’nun ayıba ilişkin hükümleri çerçevesinde iddia ve savunmanın ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.