Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/12110 E. 2008/1808 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12110
KARAR NO : 2008/1808
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

Mahkemesi : Kadıköy 4.İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu … …’in alacaklısı bulunduğu icra dosyasına yatırılan paranın dağıtımı için düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili bankaya ait alacağın takip çıkışı üzerinden değerlendirildiğini; davalı Vergi Dairesinin adı geçen borçludan alacağı olmayıp, borcun … Mot. Arç. Tic. San. Ltd.Şti.ne ait olduğunu, … …’in şirketteki hissesi % 25 olmakla davalı alacağının bu orana göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili dava dışı borçlu … …’in vergi borçlusu şirketin yöneticisi olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının alacak tutarının 1.488.040,51 YTL. olarak dikkate alınması gerektiği ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 nci maddesi uyarınca şirket ortağının vergi borcundan dolayı şirketteki payı oranı olan % 25 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 nci maddesi limited şirket ortaklarının vergi borçlarından sorumluluğunu, mükerrer 35 nci maddesi ise kanuni temsilcilerin sorumluluğunu düzenlemektedir. Davalı vekili dava dışı … …’in vergi borçlusu şirketin yöneticisi olduğunu iddia ederek, savunmasını anılan yasanın mükerrer 35 nci maddesine dayandırmıştır. Bu durumda mahkemece adı geçen şirketin ticaret sicil kayıtlarının celbiyle davalı yanın savunması kapsamında inceleme yapılmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.