YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12137
KARAR NO : 2008/6924
KARAR TARİHİ : 20.06.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Kredi Kartı Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı bankanın yeterli inceleme yapmadan müvekkilinin vasisi olduğu şizofren ve mahcur olan oğlu ….. ile Kredi Kartı Sözleşmesi düzenlemesinde kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre vasiye çıkarılan ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu nedenle temerrüdün icra takibi ile doğduğu, hesap kartı tarihi ile takip tarihi arasındaki sürede ancak akdi faiz oranının uygulanması gerektiği, davalının 1.228.94.-YTL. asıl borcunun bulunduğu, işlemiş faiz ve diğer giderlerin de davacı banka tarafından talep edilebileceği, davalının vesayet altına alınmasının TMK.nun 2. maddesi gereğince yaptığı harcamaları ödemekten kurtaramayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 67/3. maddesi “itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötüniyetin sübutuna bağlıdır” hükmünü içermektedir.
Somut olayda borçlu …..’ün vasisi olan ….’nin icra takibine itirazında kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, yukarıda anılan yasa hükmü gözetilerek davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı biçimde kabulü doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının “1” nolu bendinin 4. ve 5. satırında yer alan “asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve kararın düzeltilmiş bu biçimiyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.