Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/12145 E. 2008/7121 K. 27.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12145
KARAR NO : 2008/7121
KARAR TARİHİ : 27.06.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten elektrik malzemesi satın alan davalının, bakiye borcunu ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, yetki itirazında bulunduktan sonra malın müvekkiline teslim edilmediğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, müvekkili şirket yetkilileri ile davalı arasında bir takım elektrik malzemesi alım-satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, satışa konu malın bedeli KDV dahil 2.070.000.000.TL olarak belirlenip, müvekkilinin bu bedelin 1.000.000.000.TL’sinin ödenmesine rağmen malların teslim edilmediği gibi aleyhine icra takibi yapıldığını iddia ederek ödenen 1.000.000.000.TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, iddianın asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının davalıya mal teslim ettiğini kanıtlayamadığı, teklif edilen yeminin usulen davalı yanca eda edildiği, davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu, asıl dava davacısı, davalı birleşen davanın davalısının yaptığı 1.000.00 YTL ödemeyi kabul edip, mal teslimini kanıtlayamadığından birleşen davanın kabulü gerektiği, birleşen dosya davalısının davadan önce temerrüde düşürülmediği, işin ticari niteliği nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddi ile davalı lehine tazminata hükmolunmasına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya mal satıp teslim ettiğini, mal faturalarını davalıya gönderdiğini, davalının bu faturaları alıp kullandığını, buna rağmen bakiye mal bedelini ödemediğini iddia etmiş, davalı ise kendisine mal teslim edilmediğini savunmuştur. Bu durumda davacının davalıya mal satıp teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davalı vekili temyize cevap dilekçesinde dava konusu faturaların müvekkilinin ticari defterlerine kaydedildiğini ancak bu durumun vergi mevzuatı gereği olduğunu belirtmiştir. Davacı tarafından düzenlenen faturaların itiraz edilmeden davalı defterlerine kaydedilmiş olması karşısında malların teslim edildiğinin kabulü gerekir. Bu durumun aksini kanıtlama yükü ise davalıdadır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup, tartışılmadan eksik inceleme ve icapsız yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.