Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/12179 E. 2008/2451 K. 13.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12179
KARAR NO : 2008/2451
KARAR TARİHİ : 13.03.2008

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalıya pay ayrılmış ise de bu dağıtımın hatalı olduğunu; davalı yanca girişilen takipte bedeli paylaşıma konu taşınmazın haczi için yazılan 31.01.2005 tarihli müzekkere üzerine tapu siciline 01.02.2005 tarihli haczin işlendiğini, ne var ki bu işlemin Tapu Sicil Müdürlüğünce takip dosyasına bildirilmemesi üzerine davalının bu kez önceki yazının akıbetinin sorulması için 02.06.2005 tarihinde talepte bulunduğunu; açık bir haciz talebi ve talimatı yokken, Tapu Sicil Müdürlüğünce bu yazı üzerine 07.06.2005 tarihinde taşınmaz üzerine yeni bir haciz şerhi işlendiğini, ancak bu ikinci haczin yasal olmadığını; konulan ilk haczin de satış tarihi itibariyle düştüğünü ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili konulan ilk haczin ihtiyati haciz olduğunu, satış isteme süresinin bunun kesin hacze dönüşmesi ile başlayacağını, bu itibarla hacizlerinin düşmediğini; ikinci defa haciz konulmasında da yasaya aykırı yön bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince davalı yanın takip dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine önce 01.02.2005 tarihli ihtiyati haczin konulduğu, kesin haczin ise 07.06.2005 tarihli haciz olduğu, satış isteme süresinin kesin haciz tarihinden itibaren hesaplanacağı ve davalının yasal iki yıllık süre içinde (02.03.2007 günü) satış istemesi üzerine haczin düşmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yanın alacaklı olduğu takip dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 01.02.2005 günü ihtiyati haciz konmuş, bu ihtiyati haciz, ödeme emrine itiraz süresinin geçmesi (İİK.m.264; 169-170) ile 21.02.2005 akşamı mesai saati sonu itibariyle kesin hacze dönüşmüş ve satış isteme süresi (İİK.m.106) 22.02.2005 günü itibariyle işlemeye başlamıştır.Davalı vekilinin 02.03.2007 tarihli satış talebi, yasal iki yıllık sürenin dolmasından sonra olup, anılan haczin düştüğü tartışmasızdır.(İİK.m.110).
Her ne kadar tapu kaydında, davalının 07.06.2005 tarihli bir haczi görünmekte ise de, davacının bu tarihte haciz talep etmediği,İcra Müdürlüğünün de haciz kararı vermeyip, önceki yazıyı tekid eder mahiyette Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı gönderdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda İcra Mahkemesince ihtiyati haczin kesinleşme usulünün dikkate alınmaması ve herhangi bir talep ya da talimat olmaksızın tapu kaydına konulan hacze geçerlilik tanınması suretiyle şikayetin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün şikayetçi … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.03 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.