Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/12226 E. 2008/2645 K. 18.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12226
KARAR NO : 2008/2645
KARAR TARİHİ : 18.03.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, kredi kartı borcu nedeniyle girişilen icra takibine yönelik itirazın haksız olduğu, davalının 4077 sayılı Yasanın 4822 sayılı Yasayla değişen geçici 1. maddeden yararlanmak için başvurduğu tarihte henüz icra takibi aşamasına gelmediği için talebinin kabul edilmediğini, davalının yasadan yararlanmak için sadece bir dilekçe vermekle yetindiğini, borcunun ödeme planına bağlanması için bir girişiminin olmadığını ileri sürmüş ve itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 4077 sayılı Yasa gereğince 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için bankaya müracaat ettiğini, bu talebinin kabul edilmeyip icra takibine girişilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece benimsenen 21.06.2005 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının 4822 sayılı Yasayla değişik 4077 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinden yararlanması gerektiği 25.03.2003 tarihi itibariyle toplam borcunun 2.882.67 YTL olduğu, aynı tarihten başlamak üzere borcun 12 eşit taksitle ödenmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına dair hükümler içeren 4822 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde “Bu kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçlarının temerrüt tarihindeki ana paraya yıllık % 50’ yi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle 12 eşitt taksitle ödeneceği “ öngörülmüştür.
Somut olayda anılan Kanunun yayımlandığı tarih olan 06.03.2003 tarihinden önce borçlunun temerrüdü gerçekleşmediğinden anılan yasa hükmündeki koşullar oluşmamıştır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 18.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.