Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1356 E. 2007/6846 K. 28.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1356
KARAR NO : 2007/6846
KARAR TARİHİ : 28.06.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ile süresi içinde davalılardan … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının işbirliği yaparak sahte bir bono düzenleyip, davalı … tarafından müvekkili aleyhine takibe koyduklarını, müvekkilinin davalılarla herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, sadece davalı …’ in müvekkilinin çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, müvekkilinin senet nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davacının kendisine borcu olması nedeni ile senet düzenleyip verdiğini, senedin daha sonra diğer davalı …’ e ciro edildiğini, senedin sahte olmadığını öne sürmüş, diğer davalı … vekili ise, müvekkilinin senedi ciro yolu ile aldığını imzasının keşideci davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını ifade ederek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, … Dairesi’ nden alınan raporda, senetteki imzanın keşideci davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı …’ nin bonoda müteselsil borçlu olduğu, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davanın davalı … yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Her ne kadar davacı vekili hükmü katılım yolu ile tazminata ilişkin olarak temyiz etmiş ise de, temyiz harcının yatırılmadığı gibi dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyizine gelince, dava konusu senet üzerinde Ankara 16. İcra Mahkemesi’ nce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 08.08.2003 tarihli raporda senetteki imzanın davacı …’ nin eli ürünü olduğu tespit edilmiş, aynı senet üzerinde mahkemece, … Dairesi’ nce yaptırılan inceleme sonucu alınan 09.06.2005 tarihli raporda ise, imzanın davacı …’ nin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için (3) kişilik uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.