YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1411
KARAR NO : 2007/6358
KARAR TARİHİ : 18.06.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 28.11.2002 tarihinde bayilik ve ek protokol sözleşmesi yaptıklarını, davalının bayilik sözleşmesini feshetmediği halde davalıya mal vermediğini ve 2001-2004 tarihinde bayilik sözleşmesini feshettiğini, davalıya feshin haksız olduğunu 29.1.2004 tarihli ihbarname ile bildirdiklerini başka bir firmanın bayiliğini de alamadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 YTL maddi 25.000 YTL manevi tazminatın fesihten itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmeyi ihlal edenin yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı taraf olduğunu, … anlaşma yaparak rekabet yasağını ihlal ettiğini, davacının iki şirketi olup, zararı bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının sözleşmeye ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat isteminin kabulüne, 5.000 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı şirket ile aynı ismi taşıyan dava dışı limited şirketin ortakları aynı olduğu gibi, aynı binanın yan yana olan bölümlerinde faaliyet gösterdikleri ve birbirleri arasında araç kiralama ilişkisine girdikleri dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca her iki şirket arasında organik bağ bulunduğunun kabulü gerektiğinden bu durumun uyuşmazlık konusu olaya etkilerinin tartışılmaması isabetsizdir.
Öte yandan davacının defterlerinde “… Şirket”inden mal alındığı kayıtlı olduğu gibi, davacının talebi üzerine yapılan delil tespiti sırasında, başka marka tüplerin bulunduğu da saptanmıştır. Ayrıca, davalı tarafından yukarıda sözü edilen ve davacı ile ortakları aynı olan dava dışı limited şirketin Totalgaz ile anlaşma yaptığı ileri sürülmüştür.
Mahkemece, bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan ve bu hususlarda yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan ve HUMK’nun 275 maddesi uyarınca hukuki konuların değerlendirilmesinin hakimin görev ve yetkisi dahilinde bulunduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.6 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.