Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1656 E. 2007/7387 K. 12.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1656
KARAR NO : 2007/7387
KARAR TARİHİ : 12.07.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya çelik satıp malları teslim ettiğini, bu satıma ilişkin olarak irsaliyeli fatura düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine girişilen takibe davalının asıl alacağı kabul edip faiz oranı ve miktarına yönelik olarak itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu öne sürerek iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilini temerrüde düşürmediğini, ödeme ihtarı olmayan fatura tebliğinin temerrüde düşürücü işlem olmadığını , davacının haksız olarak vade farkı talep ettiğini, ayrıca istenen faiz oranının da fahiş olduğunu öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından davalıya mal satılıp teslim edildiği, bedelinin ödenmemesi üzerine davacı tarafından takibe geçildiği, davalının takibe itirazında faizin başlangıç tarihine itiraz etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Hükmü katılım yoluyla temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki maddenin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) BK.nun 101 maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer.Somut olayda davalı borçlunun takipten önce temerrüde düşmediği anlaşıldığından, mahkemece davalı aleyhine işlemiş faize hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmü katılım yolu ile temyiz eden davacı vekilinin temyiz talebinin reddine, (2) nolu bendin (a) maddesi uyarınca davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (b) maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.