YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1734
KARAR NO : 2007/5972
KARAR TARİHİ : 08.06.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … … isimli şahıs aracılığı ile davalı şirketten un satın alıp, karşılığında iki adet senet verdiğini, senetlerin adı geçen şahsa ödendiğini ve tahsilat makbuzu alındığını, senetlerin sonra getirileceği söylenmesine rağmen takibe konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, takibin itirazsız kesinleştiğini, ödeme yapıldığı iddia edilen … … müvekkili firmada 1.4.2004 tarihine kadar çalışan işçi olup, davalı adına para alışverişi yapma, kıymetli evrak düzenleme yetkisi bulunmadığını, sadece sipariş edilen unları adresine teslim ettiğini, müşterilerden para istemek, aldığı paraları şirkete iletmemek gibi şikayetler üzerine işine son verildiğini, adı geçenin işten çıkarıldıktan sonra müvekkilini zor durumda bırakmak için borçlu davacıya, para almadığı halde tahsilat yapmış gibi sahte makbuz verdiğini, bu eylemi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre …’in davalı çalışanı iken uyuşmazlığa konu senetlerin düzenlendiği tarihte işyerinden ayrıldığı, adı geçenin davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunmadığı, dava konusu satış işlemi, bonolar ve ödemelerin taraf defterlerinde yer almadığı, söz konusu şahsın çalıştığı dönemde davalı şirketi temsilen benzeri tahsilatlar yaptığına dair bazı makbuzlar sunulmuş ise de, bu belgelerin ancak … … … çalıştığı dönemdeki işlerine icazet verildiği anlamına gelebileceği, işlem tarihleri (14.4.2004 ve 23.4.2004) itibariyle para tahsil etmek ve makbuz vermek yönünden davalı şirketi temsile yetkili olmayan kişi durumunda olduğu, yetkisiz kişiye yapılan ödemenin borçluyu borçtan kurtarmayacağı, temsilci ile işlem yapan kimsenin temsilcinin yetki sınırlarını araştırmak zorunda olduğu davacının yaptığı ödemede hem senedi teslim almadan ödeme yapmakla hem de ödeme yaptığı kişinin temsil yetkisi bulunup bulunmadığını,araştırmamakla kusurlu davrandığı, davalı defterlerinde de ödeme ile ilgili bir kayda rastlanılmadığından senet bedellerinin mükerrer tahsil edildiği iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 8.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.