YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/177
KARAR NO : 2007/6000
KARAR TARİHİ : 11.06.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı- karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka nezdinde bulunan mevduatlarını bankanın ilan ettiği faiz oranları esas alınarak gecelik faiz işlemlerinde değerlendirdiklerini, bankanın işleyen faiz tutarını önce hesaba işledikten sonra kesinti yaptığını. bu işlemin yasa ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka savunmasında, davacının gecelik faiz işlemi yaptığı tarihlerde bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, bu nedenle işlemlerin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada İktisat Bankası, bankanın müzayaka halinden faydalanmak suretiyle elde edilen menfaat tutarı kadar borçlu olmadıklarını beyan ederek, icra takibi ile talep edilen 239.936.378.412 TL ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı müşteri ile davalı banka arasında yapılan faiz sözleşmesinin tarafları bağladığı bu nedenle davalı bankanın davacı müşterinin hesabından kesinti yapmasının yasa ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğu gerekçesiyle 218.497.448.200 TL alacağa yapılan itirazın iptaline, fazla istemin reddine, davacı yararına %40 oranında icra inkar tazminatına, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-birleşen davacı bankanın ülkemizde yaşanan ekonomik kriz döneminde mevcut hesaplardaki paranın çekilişini önlemek ve taahhütlerini yerine getirerek bankacılık faaliyetlerini sürdürebilmek için yüksek oranlarda faiz uygulamak zorunda kaldığı ve olayda müzayakanın maddi ve manevi koşullarının oluştuğu, dosya içindeki deliller ve davalı-karşı davacı banka ile başkaca mevduat sahipleri arasında görülen benzer davalarda alınan bilirkişi raporları, kesinleşen mahkeme kararları ile anlaşılmaktadır.
Nitekim, olayda edimler arasında açık nispetsizlik bulunduğu ve bu durumun bankanın müzayaka halinden faydalanmak suretiyle oluşturulduğu, taraflar arasındaki fahiş ve ahlaka da uygun görülmeyecek faiz oranlarını öngören ve BK.nun 19.maddesine aykırı olan faiz sözleşmesi çerçevesinde işlem yapılmasını istemenin Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 7.2.2007 tarih, 2007/63-52 sayılı kararında da belirtildiği gibi MK.nun 2.maddesine de uygun düşmeyeceği anlaşıldığından, itirazın iptali davasının reddi, karşı davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle belirtilen şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Diğer yandan, itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verildiği halde, karşı davanın tamamının reddine karar verilmesi ve davalı-birleşen davacı banka 15.3.2001 tarihinde TMSF’ye devredilmiş olduğundan Bankalar Kanunu hükümleri uyarınca hakkında 2004 sayılı yasada öngörülen tazminat ve cezalara ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı düşünülmeden, banka aleyhine tazminata hükmedilmesi kabul şekline göre de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı- birleşen davacı banka yararına BOZULMASINA, 11.06.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
-KARŞI OY YAZISI-
Davalı bankanın müzayaka halinden söz edilemeyecek olmasına göre, yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyim.