YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1782
KARAR NO : 2007/6854
KARAR TARİHİ : 28.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
01.03.2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğü giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun geçici 4. maddesinde, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış gün içerisinde, kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksiti de peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık % 18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, kredi kartı borçlusunun, yasada öngörüldüğü şekilde belirlenen sürede alacaklı banka başvurduğu ve bankaca anılan yasa doğrultusunda 28.04.2006 tarihli ödeme planının taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan yasanın geçici 4. maddesinin 5. fıkrasına göre “İş bu geçici madde kapsamında yeniden yapılandırılan borçlarda, borçlunun yapılandırma öncesi dönemde borca vaki itirazları ortadan kalkar. Ödeme planı uyarınca son taksitin de vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona erer” hükmü dikkate alındığında ödeme planı uyarınca son taksitin vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona ereceğinden, mahkemece bu husus bekletici mesele yapılarak, son taksitin vade tarihine kadar beklemeli ve son taksitin ödendiğinin belirlenmesi ile takibin sona erdiği yönünde sonuca varılmalıdır.
Aynı maddenin 6. fıkrası gereğince bu dönemde taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde bu madde ile sağlanan haklar ortadan kalkacağından ve bu kanunun 26. maddesinde belirtilen gecikme faizi üzerinden alacaklının itirazının iptali isteminin esası hakkında karar verilmelidir.
Bu durumda, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2007/12-56 Esas, 2007/35 Karar, 31.01.2007 günlü kararında da belirtildiği gibi) mahkemece, alacaklının 5464 sayılı yasa uyarıca yapılan ödeme planına yanlış anlam verilerek “ borcun ödenmesinin yeniden
yapılandırıldığı, bu suretle davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar ittihazına yer olmadığı” şeklinde eksik inceleme ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.