Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1842 E. 2007/6785 K. 27.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1842
KARAR NO : 2007/6785
KARAR TARİHİ : 27.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin teminatı olarak aralarında 26.09.2002 vade tarihli 7.500.000.000 TL bedelli bononun da bulunduğu yirmibir adet bononun davalıya teminat amacıyla verildiğini, bonoların teminat fonksiyonu sona erdiği halde davalı şirketin bunları iade etmeyerek diğer davalıya ciro ettiğini ve bonolardaki boş bırakılan düzenleme tarihlerinin sonradan doldurulduğunu ve takibe konu edilmek istendiğini belirterek, 7.500.000.000 TL bedelli bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2006/ 2148 Esas, 2006/ 4178 Karar sayılı 19.04.2006 tarihli ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve davalı bankanın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davaya konu senet nedeniyle davalı Ürenli Ltd. Şti.’ ne borçlu olmadığının tespitine. davalı banka bakımından davanın reddine, tedbir kararı uyarınca senet bedeli 7.500.000.000 TL’ nin % 40′ ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankaya ihtar çekilerek diğer davalıyla arasındaki ilişkinin sona erdiğini ve davalıda bulunan bononun karşılıksız kaldığının bildirildiğini, buna rağmen davalı bankanın dava konusu bonoyu ciro yoluyla alarak kötüniyetli hamil olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece davalı bankanın iyiniyetli hamil olup olmadığının saptanabilmesi için dava konusu bononun anılan ihtardan önce mi yoksa sonra mı bankaya tevdi edildiğinin araştırılması gerekmektedir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davada ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de infaz edilmediği ve dolayısıyla bu nedenle alacaklının alacağının geciktirilmiş olduğundan söz edilemeyeceği gözetilmeden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.