Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1873 E. 2007/3973 K. 19.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1873
KARAR NO : 2007/3973
KARAR TARİHİ : 19.04.2007

Mahkemesi : İstanbul 1. İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı Fon vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalı … Dairesinin ilk sıraya alındığını, oysa ihtiyati hacizlerinin davalının kesin haczinden önce olduğu ve alacaklarının kamu alacağı niteliğinde olması nedeniyle ilk hacze iştirak hakları bulunduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesi’nce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilecekleri, ancak sıra cetvelinde imtiyazlı olarak sıraya alınmalarını gerektirir bir yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Fon vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yanın itirazı hem İcra ve İflas Kanunu’nun 268 ve hem de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesine dayanmaktadır.
Davacı yanca konulan ihtiyati haciz 29.06.2000 tarihli olup, bu ihtiyati haciz davacı ile dava dışı borçlu arasında görülen itirazın iptali davası sonucunda 05.11.2001 tarihinde kesin hacze dönüşmüştür. Davalı … Dairesinin haczi de 16.08.2000 tarihlidir. İhtiyati haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken hüküm, İcra ve İflas Kanunu’nun 268 nci maddesinin, 4949 sayılı yasa ile değişiklik yapılmadan önceki halidir. Hükme göre ihtiyaten haczedilen bir mal, kesin (icrai) hacze dönüşmeden evvel bir diğer alacaklı tarafından haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi alacaklı bu kesin hacze kendiliğinden iştirak ediyordu. Ne var ki, somut olayda kesin haciz bir kamu alacağından dolayı konulduğundan, anılan dönemde kamu alacaklarından dolayı konulan hacizlere iştirak mümkün değildi. Bu bakımdan, somut olayda davacı yanın iddiası yasal dayanaktan yoksundur.
Davacı vekilinin ikinci itirazı alacaklarının kamu alacağı olduğu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesinin lehlerinde uygulanması gerektiği yönündedir. Davacı alacaklarının tahsilinde anılan yasa hükmü uygulanmakta ise de, davalı da bir kamu idaresi olup, hacze iştirakte 21/I değil, 69 ncu madde uygulanmalıdır. Bu bakımdan sıra cetveli usulüne uygun biçimde düzenlenmiştir.

Yerel mahkeme gerekçesini, iflas yolu ile düzenlenen sıra cetvellerinde kamu alacaklarının imtiyazlı olmadığı dönemde Dairemizce verilmiş içtihatlara dayandırmışsa da, somut olayda haciz yolu ile takip yapıldığı ve anılan içtihatların uygulama yeri olmadığı tartışmasızdır.
Açıklanan durum karşısında sonucu itibariyle doğru bulunan mahkeme kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle sonucu itibariyle doğru bulunan mahkeme kararının HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, 19.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.