YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2246
KARAR NO : 2007/7374
KARAR TARİHİ : 12.07.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, müvekkilinin davalıdan 1998 senesinde 39.000.-USD. borç aldığını, 02.10.1998 tarihinde düzenlenen borç senedi ile 4 yıl sonra faizi ile 60.000.-USD. olarak geri ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının 2000 yılında paranın ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin borcun vadesine iki yıl kalmasına rağmen ticari aracını satarak 25.04.2000 tarihinde davalıya 100.000.-DM. havale gönderdiğini ve borcunu ödediğini, ödeme sebebi ile bedelsiz kalan borç senedinin iadesi gerekirken ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine geçildiğini belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gönderilen havalenin borç senedi ile ilgili olmadığını, başka borçlara ilişkin ödemeler yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, davalıya yemin teklif etmiş, teklif edilen yemin davalı tarafından eda edilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve eda edilen yemin gözetildiğinde ispat külfetinin davacıda olup, gönderilen havalede paranın 60.000.-USD. borca mahsuben ödendiğinin yazılı olmadığı, davacının davasını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı gönderilen 100.000.-DM.nın borç senedine karşılık olmayıp, başka bir alacağa ilişkin olduğunu savunduğundan bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ispat külfeti kendisine düşmeyen davacının davalıya yemin teklif etmesi icapsız yemin niteliğinde olduğundan davalı tarafından eda edilmesi, hukuki sonuç doğurmaz.
Bu durumda mahkemece davalıya başka alacağı olduğunu kanıtlaması için delillerini ibraz olanağı sağlanıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.