YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2305
KARAR NO : 2007/5220
KARAR TARİHİ : 22.05.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı… ile davalı arasında yapılan Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmesini müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, asıl borçlunun borcun tamamını ödediğini, dava dışı…’nun davalı ile yaptığı 21.10.1997 ve 21.12.1998 tarihli Kredi Sözleşmelerinde müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunmadığını ileri sürerek bu sözleşmelerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 21.10.1997 ve 19.11.1997 tarihli kredi sözleşmelerinin davacının kefil olduğu 19.11.1996 tarihli kredi sözleşmesinin ayrılmaz bir cüzü olduğu, borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve davacının da aralarında bulunduğu müşterek müteselsil kefiller aleyhine icra takibi yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda … 1.İcra Müdürlüğünün 2000/661 sayılı dosyasındaki takibe dayanak olan 19.11.1996 tarihli 665 nolu 1.800.00 YTL’lik borcun ödenmiş olması nedeniyle bu sözleşmeden dolayı davacının sorumlu bulunmadığının ve 21.12.1998 tarihli 665 1 nolu 7.500.00 YTL’lık sözleşme nedeniyle ve 21.10.1997 tarih 665-1 nolu 2.200.00 YTL’lık sözleşmeler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,%40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yanca açılan menfi tesbit davası kabul edildiğine göre kabul edilen dava değeri üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik vekalet ücreti tayini doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.5 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.