YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2432
KARAR NO : 2007/5547
KARAR TARİHİ : 29.05.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin 28.11.2000 tarihli Tarımsal Kredi Sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunu, kefalet limiti 3.000.000.000.TL: olduğu halde toplam 11.895.985.691.TL. üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek davalıya kefalet limiti dışında borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredinin vade sonucunun 30.09.2001 olduğu, ana paranın 4.129.748.262.TL’ye ulaştığı, bu tarihten takip tarihine kadar yapılan hesaplama da yanlışlık bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının kefalet limiti olan 3.000.000.000.TL kadar davalıya borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dairemizin 2006/3498 E, 2006/9859 K, sayılı 17.10.2006 tarihli ilamı ile “davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, dava menfi tespit davası olup, dava dilekçesinde 8.895.985.691 TL’den borçlu bulunmadığının tespiti istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre dava değeri olarak gösterilen bu miktar üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretinin dava konusu olmayan borç miktarı üzerinden belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak bozmadan önceki kararın aynısı verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı banka vekili davacıya ait 27.11.2006 tarihli davadan ve temyiz talebinden vazgeçtiğine ilişkin belgeyi ibraz etmiş ise de davacı 8.2.2006 tarihli vermiş olduğu dilekçesiyle bu belgeyi kabul etmediğini, feragatının sözkonusu olmadığını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan belge üzerinde yeterince durularak taraf beyanları alındıktan sonra gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılıp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 29.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.