YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2641
KARAR NO : 2007/8737
KARAR TARİHİ : 08.10.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, sevk irsaliyelerinin altındaki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını belirtmiş, 1.5.2003 tarihli dilekçe ile taraflar arasında 7.10.2000-2.7.2001 tarihleri arasında ticari ilişki bulunduğunu, toplam yapılan 42.015.960.839.TL alışveriş karşılığının nakit veya çek ile ödendiğini, ayrıca davacının 15.1.2001 tarihli ibranamesinin bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında vade farkına ilişkin sözleşme ya da fiili uygulama bulunmaması nedeniyle davacı tarafın vade farkına ilişkin talebinin reddinde isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu faturalar 15.1.2001 tarihli ibranameden sonraki tarihleri taşımaktadır. Bu itibarla anılan ibranamenin davaya konu edilen faturaları kapsamına aldığının kabulü doğru görülemez.
Davacı taraf, faturalarda belirtilen miktarda alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı ise 1.5.2003 tarihli dilekçesinde davacı ile ciranta arasında ticari ilişki bulunduğunu ve bu ilişkinin 7.10.2000-2.7.2001 tarihleri arasında devam ettiğini ancak aldığı malların bedellerini ödediğini bildirmiştir. Mal bedeline ilişkin faturaların davalı tarafça ticari ilişkinin sürdüğü belirtilen dönem içinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat külfeti ödeme def’inde bulunan davalıdadır. Kaldı ki, faturalardan beş adedinin davalı defterinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporu ile saptanmıştır. TTK.nun 84.maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahip ve halefleri aleyhine delil sayılır.” Mahkemece bu yönler gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.