YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2643
KARAR NO : 2007/7492
KARAR TARİHİ : 16.07.2007
Davacı … vek.Av…. ile davalı …Tarım Gıda San. ve Tic.A.Ş vek.Av…. arasında görülen dava hakkında Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.3.2005 gün ve 444-87 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 17.10.2006 gün ve 6793-9847 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalıdan 14.2.2002 tarihli sözleşme ile 25 kg’lık 400 adet, 50 kg’lık 200 adet gübre satın aldığını, 1.5.2002 tarihinde 225 adet 25 kg’lık, 139 adet 50 kg gübreyi iade ettiklerini, borcunun 175 adet 25kg, 61 adet 50 kg’lık gübre olup bedelinin de 833.085.000.TL+KDV. olduğunu, borç için çek verdiğini ancak gününde ödeyemediği için çekleri yenilediğini fakat eski çekleri de iyi niyetli olarak geriye almadığını, bu arada da makbuz mukabili 11.9.2002 tarihinde 700.000.000.TL, 13.11.2002’de 360.000.000.TL, 20.11.2002’de 300.000.000.TL, ve 11.9.2002 ile 13.11.2002 arasında 300.000.000.TL, 24.12.2003 de 1.700.000.000.TL ödediğini ödemelerin toplamı dikkate alındığına 833.085.000.TL borcun fazlasıyla ödenerek kapatıldığını, ancak davalının elinde bulunan zamanaşımına uğramış 31.8.2002 tarih 2.000.000.000.TL,16.9.2002 tarih 1.000.000.000.TL, 5.10.2002 tarih, 2.300.000.000.TL çekleri iade etmediği gibi, 22.12.2001 tarih, 2.500.000.000.TL çeki 2002/841 esas sayılı icra takibine, 9.7.2002 tarih 2.000.000.000.TL ve 30.6.2002 tarih 1.500.000.000.TL çekleri de 2002/840 esas sayılı icra takibine konu ettiğini ve yine davalı elinde 26.4.2003 tarihli 1.700.000.000.TL bir çek daha bulunduğunu ileri sürerek, icra taleplerinden ve davalı elinde bulunan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davacının kendilerinden uzun zamandır gübre aldığını ve cari hesap şeklinde çalıştıklarını, borç ödendikçe alınan kambiyo senetlerinin iade olunduğunu, ödeme için sunulan belgelerin daha evvelden alınmış alışverişe ilişkin olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davada borçlu olunmadığının tespiti istenilen çek toplamı 13.000 YTL’dir.
Davalı cevap dilekçesinde taraflar arasında başka bir hukuki ilişki olmadığını beyan ederek çeklerin gübre alım-satımı için verildiğini, ödemelerin de satılan gübre bedellerine yönelik olduğunu kabul etmiştir.
Bu durumda mahkemece yanlar arasındaki ticari ilişkinin boyutu, satılan mal tutarı ve ödemeler dikkate alınıp konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla ticari defter ve müstenidatları incelenerek ortaya çıkartılıp, alacak borç miktarının rapor ile belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, 2002/841 esas sayılı icra takibi kambiyo senedi vasfını yitirmiş olan belgeye dayalı ilamsız icra takibi olup, alacağın ispatı davalı yanda olduğu gözetilmeden davanın reddi de isabetli değildir.
Ayrıca davanın 13.000 YTL değerinde olduğu ve dava harcının bu miktar üzerinden alınması gerekirken 3.000 YTL üzerinden alınan harç ile davaya devam olunarak karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, onandığı anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 17.10.2006 tarih, 6793-9847 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 16.7.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Dava, ikisi takibe konulmuş diğerleri takip konusu yapılmamış olan çekler nedeniyle borçlu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davacı, davalıdan gübre alıp bir kısmını iade ettiğini, borcuna karşılık çekler verdiğini, çekleri süresinde ödeyemeyince yeni çekler vermek zorunda kaldığını, eski çekleri ise geri almadığını, dosyaya sunduğu makbuzlar karşılığında borcunu ödediğini belirterek borçlu olmadığının tesbitini istemiş, davalı ise taraflar arasında öteden beri cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğunu,ödeme yapıldıkça ödenen çeklerin iade edildiğini, dava konusu çeklerin ödenmediğini, yapılan ödemelerin önceki alışverişin karşılığı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizin 17.10.2006 tarihli kararıyla onanmış bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacının iddiası tecdit niteliğindedir.Başka bir anlatımla davacı, çeklerin ödeme amacıyla değil, eski çeklerin yerine (yenileme amacıyla) verildiğini iddia etmektedir. BK.nun 114.maddesi uyarınca “borcun tecdidi akitten vazıh surette anlaşılmak lâzımdır. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi imza etmek, tecdidi tazammun etmez.” Somut olayda mahkemece iddia ve savunma, toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek davacının tecdid iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, HUMK.nun 440.maddesinde sayılan karar düzeltme sebeplerinin de mevcut olmaması nedeniyle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kabul-bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz.