YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2964
KARAR NO : 2007/8666
KARAR TARİHİ : 05.10.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 2004 yılı Ocak ayında faturalar karşılığı KDV dahil 158.813.84 YTL tutarında hurda metal satın alıp, bedelini tamamen ödediğini, ancak Katma Değer Vergisi Kanununda yapılan değişiklik sonucu metal hurda ve atıkların 01.01.2004 tarihinden itibaren Katma Değer Vergisinden istisna edildiğini, buna rağmen davalı şirketin davacının yaptığı mal alımı karşılığnda Katma Değer Vergisi uyguladığını, durumun düzeltilmesi için yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin bu faturaları defterine işlemek zorunda kaldığını, fakat resmi prosedür gereği bu faturaları defterine işleyince davalı şirkete ödemiş olduğu KDV’ nin devlete ödenmesi gereken KDV’den mahsup edildiğini, müvekkilinin vergi kaçıran durumuna düşmemek için vergi dairesine müracaat edip pişmanlığını bildirerek düzeltme beyannamesi verdiğini, bunun sonucunda müvekkiline 24.225.80 YTL Katma Değer Vergisi ile 10.351.55 YTL pişmanlık zammı tahakkuk ettirildiğini ve müvekkilinin bu ödemeleri yaptığını böylece toplam 34.577.35 YTL zararı meydana geldiğini iddia ederek davalı şirketin kanuna aykırı işlemi neticesinde müvekkilinin uğradığı 34.577.35 YTL’ nin hakkın doğumundan itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirket yetkililerinin KDV oranının değişmesini 2004 Mart ayı içinde öğrendiğinden Şubat ayından itibaren yeni KDV oranını uyguladıklarını, Mart ayından evvel davacı firma tarafından müvekkili şirkete hiçbir şekilde bildirimde bulunulmadığını, müvekkili şirketin davacı firmayı zarara uğratacak kasıtlı veya kusurlu bir işlem yapmadığını, tahsil ettiği KDV’ sini de beyan ederek vergi dairesine ödediğini, davacının 9 … gibi bir süre geçtikten sonra düzeltme ve pişmanlık talebinde bulunması ile fazla ceza ödenmesine neden olduğunu, davacının kusurlu ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu olayda KDV kanununda yapılan değişiklik neticesinde KDV istisnası getirilmiş iken davalı tarafın davacıya sattığı mallarla ilgili olarak basiretli bir tacirden beklenmeyecek derecede KDV istisnası bulunan mala KDV uygulamak suretiyle, davacının yasaya aykırı bir şekilde kendisinin ödeyeceği KDV miktarından bu miktarın düşmesine neden olması sebebiyle dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu olduğu yine davacının dava konusu mal alımına ilişkin olarak KDV istisnası mevcut iken davalının KDV uyguladığı faturalara zamanında itiraz etmemesi ve bu suretle ödeyeceği KDV bedelinden düşerek vergi ziyanına neden olduğu, sonrasında yaptığı pişmanlık üzerine KDV’ yi geri ödediği ve pişmanlık cezası ödenmesine neden olduğu ve olayda % 50 oranında sorumlu olduğu, davalının 31.01.2005 tarihli cevabı ihtarname tarihinden itibaren temerrüde düştüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.