YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2996
KARAR NO : 2007/7064
KARAR TARİHİ : 05.07.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu şirkete ait araçların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinin usulüne uygun olmadığını; birinci sıraya alınan alacaklının belirtilmediğini, kendilerince bildirilen 867.217,73 YTL. vergi alacağı tutarının değil de, zaten yatırılmış bulunan ve araçların aynından kaynaklanan Motorlu Taşıtlar Vergisi tutarlarının garame hesabında dikkate alındığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı … alacağının sıra cetvelinde gösterilmediği ve birinci sıraya alınan alacaklının da belirtilmediği, bu haliyle sıra cetvelinin İcra ve İflas Kanunu’nun 206 ve 207 nci maddeleri hükümlerine aykırı düzenlendiği gerekçesiyle, aynı kanunun 235 nci maddesi uyarınca davanın kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Haczedilen bir malın satış tutarı bütün alacaklıların alacağını karşılamaya yetmiyorsa icra müdürü bir sıra cetveli düzenler (İİK.m.140). Bu şekilde düzenlenen sıra cetveline itirazlar anılan yasanın 142 nci maddesi çerçevesinde ve kural olarak haciz ve hacze iştirak kurallarına göre çözümlenir. Mahkemece somut olay bakımından uygulanma yeri bulunmayan ve iflas sıra cetvellerine ilişkin 206, 207 ve 235 nci maddelerden söz edilerek hüküm oluşturulması doğru değildir.
2- Haciz yolu ile girişilen takiplerde düzenlenecek sıra cetvellerinin şekli hakkında gerek İcra ve İflas Kanunu’nda ve gerek nizamnamede düzenleme bulunmamaktadır. Sıra cetvelinin incelenmesinde paranın sıra cetvelinin tanzim edildiği dosya alacaklısına verilmesi yönünde karar oluşturulduğu anlaşıldığından, bu alacaklının adının gösterilmemiş olması sıra cetvelinin iptali için yeter sebep sayılamaz.
3- Vergi alacağı için konulan hacizler, haciz tarihindeki vergi alacağı ile bunlara satış tarihine kadar (İİK.m.138, 140) işleyecek faizin tatmininde dikkate alınır; haciz tarihinden sonra oluşan alacaklar, önceki tarihli hacizle karşılanamaz. Bedeli paylaşıma konu araçların trafik kayıtlarından vergi dairesi haczinin 21.08.2003 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan tarihte vergi dairesinin kaç liralık alacağı için haciz konulduğu sorulmalı ve satış tarihine kadar işleyecek faizi de hesaplatılarak bu miktarın garame (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.21/I) hesabında dikkate alınması gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda 1, 2 ve 3 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.