Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3112 E. 2007/8623 K. 05.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3112
KARAR NO : 2007/8623
KARAR TARİHİ : 05.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilince davalıların keşideci ve kefil sıfatıyla yer aldıkları bonoya dayalı olarak aleyhlerine takibe girişildiğini, itirazlar sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar duruşmadaki beyanlarında bonodaki imzaların kendilerine ait olmadığını bildirmişlerdir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı … yönünden açılan davanın reddine, diğer davalının tedavi gideri karşılığı senet bedeli kadar borçlu olduğu gerekçesiyle asıl alacak tutarı 4.579.51 YTL bakımından itirazın iptaline, bu meblağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına işlemiş faiz isteminin reddiyle, asıl alacak tutarının %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalı …’tan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.000.000.000.-TL.ye çıkarılmıştır.
Mahkemece davacı tarafın reddedilen işlemiş faiz istemi 541.484.000.TL olup, reddedilen bu kısım gözetildiğinde hüküm temyiz eden davacı yönünden kesinlik sınırı içinde kalmaktadır.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme hükmünün davacı bakımından kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 5.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.