YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3127
KARAR NO : 2007/9088
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilerinin davalıya ait restoranı 3.5.2001 tarihinde kiraladıklarını, tarafların daha sonra bu sözleşmeyi 02.07.2001 tarihinde feshederek yeni kira sözleşmesi imzaladıklarını, kira borçlarının elden ödenmesine rağmen davalının feshedilen önceki tarihli sözleşmeye dayalı olarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, aylık kira ücretinin 300.000.000 TL olmasına rağmen davalının daha yüksek tutarlı takip yaptığını belirterek müvekkilerinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların birlikte müvekkiline ait restoranı, 03.05.2001′ de kiraladıklarını, ancak resmi makamlara ibraz etmek üzere davacılardan sadece … …’ la müvekkili arasında 02.07.2001 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sonradan imzalanan bu sözleşmede önceki sözleşmenin feshedildiğine dair bir hususun bulunmadığını, sözleşmelerin taraflarının aynı olmadığını, takibe itiraz edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, geçerli sözleşmenin 03.05.2001 tarihli sözleşme olduğu, bu sözleşmeye göre yıllık kira borcunun 12.755.000.000.TL olup, davacı yanca bu borcun ödendiğinin ispatı gereketiği, davacıların ödendiğini iddia ettikleri 300.000.000 TL için davalıya yemin teklif ettikleri, davalının da bu miktar paranın kendisine ödenmediğine dair usulüne uygun olarak yemin ettiği, yargılama sırasında takibin tedbiren durdurulduğu gerekçeleriyle davanın reddine, İİK ‘nun 72/4 maddesi uyarınca davacıların %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyaya iki adet kira sözleşmesi sunulmuştur. Bunlardan birincisi taraflar arasında düzenlenen 03.05.2001 tarihli restoran ve arazisi ile ilgili kira sözleşmesidir.İkincisi ise davacı … ile davalı arasında noterde düzenlenmiş olan ve kiralanan olarak sadece restoranın gösterildiği 02.07.2001 tarihli kira sözleşmesidir.Davacı…’ in ikinci sözleşmede imzası bulunmadığından bu davacı yönünden ilk sözleşmenin geçerliliğini yitirmediği ve bu davacının ilk sözleşme ile bağlı olacağı yönündeki yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacı … ile davalı arasında düzenlenen ../..
02.07.2001 tarihli ikinci sözleşme ile bu taraflar açısından ilk sözleşme değiştirilmiş olduğundan anılan kişilerin ikinci sözleşme hükümleriyle bağlı olduklarının kabulü gerekir.Her ne kadar davalı taraf ikinci sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiğini savunmuş ise de sözleşmenin tarafı muvazaa iddiasında bulunamayacağından ve yazılı delil de sunulamadığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.
Mahkemece ikinci sözleşmenin ilk sözleşmeyi tadil eder nitelikte olduğu gözetilerek sözleşme hükümleri irdelenip deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelemesine yer olmadığına,peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.