Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3162 E. 2007/10575 K. 26.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3162
KARAR NO : 2007/10575
KARAR TARİHİ : 26.11.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankaca dava dışı … İnş. …. Ltd. Şti.’ ne genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, davalıların sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin geri ödenmesinde aksama olması sonucu hesabın kat edilerek 1.800.56 YTL nakit borcun ödenmesi ve 3.168.00 YTL gayri nakit borcun depo edilmesi için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin talep edilen tutarda borçlu olmadıklarını, mektupların ancak ödendiğinde bankanın hak iddia edebileceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, teminat mektubu ile ilgili risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedellerinin depo edilmesinin istenemeyeceği, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazlarının kısmen iptaline, takibin her iki davalı yönünden 1.786.00 YTL alacak üzerinden devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekili, temyiz dilekçesinde dava konusu borcun dava dışı asıl borçlu tarafından ödendiğini beyan etmiştir. Ödeme, borcu sona erdiren işlemlerden olup her zaman dikkate alınması gerekir. Öte yandan davalılar kefil olup, kefaletin fer’i niteliği itibariyle asıl borç sona erdiğinde kefillerin sorumluluğunun da kalmayacağı kuşkusuzdur. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup, araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra uygun bir sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.