YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3227
KARAR NO : 2007/10293
KARAR TARİHİ : 19.11.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan toplam 2400 torba deterjan ürünleri satın aldığını, 20.800.000.000.-TL. tutarındaki bu alışveriş nedeniyle 1.000.000.000.-TL.si nakit, kalanına da altı adet çek verildiğini, ancak davalının 1000 torba deterjan ürününü göndermediğini, çekleri de iade etmediğini, bu nedenle çeklerden üç tanesinin karşılıksız kaldığını belirterek bu çeklerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … Ltd.Şti., davaya cevap vermemiştir.
Dahili davalı Yaşar Ağdamar vekili, müvekkilinin alacağına mahsuben davalı … … Ltd.Şti.nden ciro yoluyla aldığı çekte davacının cirosunun bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli ve meşru hamil olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 20.06.2005 tarihli duruşmada davacı yandan, 29.12.2005 günlü oturumda ise her iki taraftan ticari defterlerin ibrazının istendiği, davacı vekilinin defterlerinin ibrazına gerek olmadığı karşı taraf yönünden defterlerin ibrazının mutlaka istenilmesi gerekiyorsa masraf yatırabilecekleri, takdiri mahkemeye bıraktıkları yolunda beyanda bulunduğu, yanlar arasındaki bu gibi alacak-borç ilişkisinin defterlerin incelenmesi ile mümkün olabileceği, davacının davasının sübut bulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B.K.nun 182/2. maddesi uyarınca hilafına adet veya mukavele mevcut değilse satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftirler. Buna göre aslolan peşin satıştır. Yine kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir.
Somut olayda davacı, davalıdan alacağı 2400 torba deterjan karşılığı çekler verdiğini, ancak davalının bir kısım malı teslim ettiği halde 1000 torba deterjanı teslim etmediğinden dava konusu çeklerin karşılıksız kaldığını iddia etmiştir.
Az önce açıklanan kurallar gereğince davacının bu yöndeki iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Bu cümleden olarak davacı, altında M.Karalar imzası bulunan “Hesap
Dökümü” başlıklı bir belgeyi delil olarak sunmuş ve anılan belgeyi imzalayanın davalı şirketi temsile yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Delil olarak gösterilen bu belgede dava konusu çeklerden de söz edilerek davacıdan bir takım çekler alındığı, bir kamyon malın gönderildiği, ikinci kamyon malın ise kendi torbasına doldurularak teslim edileceği yolunda beyanlara yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece anılan belgeyi imzalayan kişinin davalı şirketi temsile yetkili olup olmadığı araştırılıp, davacının bu konudaki iddiaları üzerinde durulup toplanacak deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan ve davalı defterlerinin sunulması ile ilgili kesin mehilin sonuçları da ihtar edilmeden eksik inceleme ile yazılı şeklide hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.