Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3280 E. 2007/5485 K. 28.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3280
KARAR NO : 2007/5485
KARAR TARİHİ : 28.05.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davalılar :1-…Orman Ürünl. İth. İhr. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. 2-…3-……4-… 5…vek. Av. …
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna göre, davalıların icra dosyasında takip konusu 72.744.38 YTL asıl alacak, 944.53 YTL faiz alacağı olmak üzere davalılardan …Orman Ürünleri… Ltd. Şti.’ nin asıl alacak ve faiz alacağının tamamından sorumlu olmak üzere davalılardan …, …… …, …’ nın asıl alacak miktarının 50.000 YTL’ sinden ve faiz alacağının tamamından sorumlu olmak üzere yapmış oldukları, itirazların iptaline, takibin kefillerin sorumlu miktarları dikkate alınarak devamına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında; ” davalılar vekilinin öteki temyiz itirazları reddedilerek, kefillerin kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu oldukları belirtilmek suretiyle mahkemece müteselsil kefil olan davalıların kefalet limitleri ve temerrüt tarihleri ayrı ayrı gözetilerek sorumlu oldukları borç miktarlarının banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca yapılacak inceleme ile belirlenip alınacak rapora göre uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine ” değinilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bozma kararı, kefillerle ilgili olup, asıl borçlu yönünden temyiz itirazları reddedildiğinden ve böylece asıl borçlu şirket hakkında bozmadan önce tesis edilmiş olan yerel mahkeme kararı kesinleşmiş olduğundan, bu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığı gözetilmeden ve usuli kazanılmış haklar da gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bozmaya uyulduktan sonra alınan 06.09.2006 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda, bozma kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda kefillerin sorumlu oldukları asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları ayrı ayrı gözetilerek toplam borç miktarları her kefil yönünden ayrı ayrı belirlenmiş olmasına rağmen mahkemece kurulan hükümde bunların gözetilmemesi ve infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm oluşturulması, diğer bir bozma nedenidir.
Öte yandan, dava kısmen kabul ve kısmen red ile sonuçlandığına göre, kendilerini vekille temsil ettiren davalı kefiller yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ve esasen bozmadan önceki hükümde vekalet ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle bu yönden usuli kazanılmış hak da oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında da isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.