YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3428
KARAR NO : 2007/9049
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya satılan akaryakıt bedelinden bakiye 10.066.-YTL. alacaklı olduklarını, davalının borcunu 11.12.2003 tarihli belge ile kabul etmesine rağmen ödemede bulunmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, 11.12.2003 tarihli belge ile kabul edilen borcun ödendiğini, davacıya herhangi bir borçları bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı yanca imzası inkar olunmayan 11.12.2003 tarihli belgedeki borcun ödendiği yolundaki savunmanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ödemenin kanıtı olarak sunulan 3 adet belgede yer alan ödeme tarihlerinin 11.12.2003 tarihli “hesap mutabakatı” başlıklı belgeden önceki tarihi taşımaları nedeniyle dikkate alınmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-B.K.nun 101. maddesinde borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmemiş ise, muaccel (istenebilir) bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyla mütemmerid (direnime düşmüş) olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, ifa gününün taraflarca birlikte kararlaştırıldığı veya borçlunun takipten önce temerrüde düşürülmüş olduğu usulen kanıtlanmadan yazılı şekilde takip öncesi dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, B.K.nun 104/son maddesine aykırı olarak işlemiş temerrüt faizine takipten sonra da faiz uygulanmasına olanak sağlanması kabul şekli itibariyle isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.