YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3453
KARAR NO : 2007/5486
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davalılar :1-…. 2-… vek. Av. …
Taraflar arasındaki bono iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 10.000 YTl bedelli bononun zorla tehdit ile imzalatıldığı gerekçesiyle bononun iptali ve borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının müvekkili … hakkında zorla senet imzalatmaktan suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkillerinin de hırsızlıktan dolayı davacı hakkında şikayet ettiklerini, bu dosyaların beklenmesi gerektiğini, dava konusu bononun …’ nın çaldığı mallara karşılık rızası ile verdiği bono olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı , dava konusu senedin kendisine davalı tarafın işyerinden bir kısım malların çalındığı iddiasıyla davalı tarafça zorla imzalatıldığını iddia etmiş, davalılar ise, davacının işyerinden malları çaldığını kabul ettiğini ve bu mallara karşılık dava konusu senedi rızası ile imzaladığını, başka bir ifade ile maddi ve manevi baskı uygulamadığını savunmuştur. Davacı ve davalılardan …’ ün müşteki şüpheli sıfatıyla yargılandıkları … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/ 623 Esas sayılı ceza davasının “Daha az cezayı gerektiren şekli ile gasp, hırsızlık ve daha az cezayı gerektirir hali ile özel evrakta sahtecilik ” suçlarına ilişkin olduğu ve halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
B.K.’ nun 53. maddesi uyarınca Hukuk Hakimi ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değilse de, maddi vakıayı saptayan ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek mahkemece belirtilen ceza davasının sonucu beklenip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.