YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3534
KARAR NO : 2007/9051
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya ait biçerdöverin 7.7.2003 tarihli protokol ile kiralandığını ve kira bedeli için 30.9.2003 tarihli 16.000 USD’lık çek verilip daha sonra bu çekin 30.9.2003 vadeli bononun verildiğini, senedin vadesi gelmeden belge karşılığı 15.000 USD ödemede bulunduklarını, akdi ilişkinin sona ermesinden sonra bononun iadesi gerekirken icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı şirketin kiraladığı biçerdöverin kira bedeli için önce çek verdiğini ancak bunun karşılığı çıkmaması üzerine bono ile değiştirildiğini, kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını 28.6.2003 tarihli makbuzunun bono ile çekin değişimine ilişkin olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu bononun bedelinin 28.6.2003 tarihli makbuz karşılığı ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davasındaki iddiasına göre,takip konusu 30.9.2003 vadeli 19.600 YTL’lık bononun 14.7.2003 tarihinde davacıya verildiği yolundadır.
Taraflar arasında biçerdöver kiralandığında ve davacının kira bedeli ödeme borcu bulunduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı bu borcun yukarıda açıklandığı gibi bono verilerek ve daha sonra bononun vadesi olan 30.9.2003 tarihinden önce 28.6.2003 tarihli makbuz karşılığı ödendiğini ileri sürmekte ise de, bononun 14.7.2003 tarihinde verildiği gözetildiğinde iddia kendi içinde çelişmektedir. Bir başka deyişle nakden ödenmiş olan kira borcu için daha sonra bono verilmesi hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği gibi belgedeki tahrifat iddiası üzerinde de durulmamıştır.
Öte yandan ödemenin ispatı zımnında davacının ticari defter ve kayıtları incelenmemiş ve ödendiği iddia edilen miktarın defter kayıtlarında yer alıp almadığı da araştırılmamıştır.
Ayrıca, somut olayın özelliğine göre davalının icra takibinde kötüniyetli bulunduğunun kabulü de isabetsizdir.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeden ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.