Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3557 E. 2007/6763 K. 26.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3557
KARAR NO : 2007/6763
KARAR TARİHİ : 26.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında 02.12.1994 tarihinde … bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin mülkiyeti altındaki … … İstasyonu’nun kurulduğu taşınmaz üzerine 30 yıl süre ile davalı lehine intifa hakkı tesis edildiğini, davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği için müvekkilinin yakınları dışında kimseye mal satamadığını, sözleşmenin devamının telafisi imkansız sonuçlar doğuracak bir aşamaya geldiğini, davalı şirketin ismini ve nev’ini değiştirdiği için intifa hakkının da sona erdiğini, 04.12.2003 tarihinde kabul edilen 5015 Sayılı … Piyasası Kanunu gereğince lisans alınması zorunluluğunun getirildiğini, davalı firmanın dağıtıcı firma olarak lisans almadığını, müvekkil ile yapmış olduğu sözleşmeyi … Düzenleme Kurumu’na bildirmediğini, davalı şirket dağıtım şirketi olmadığı için müvekkiline … verme imkanının bulunmadığını, bu hukuki durum içerisinde taraflar arasında yapılan sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, taşınmaz üzerindeki intifa hakkının kaldırılması için çekilen ihtarnameye olumsuz cevap alındığından bu davanın açıldığını ileri sürmüş ve … Bayilik Sözleşmesi’nin feshine, intifa hakkının kaldırılmasına, tapu kaydındaki şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi, cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin dağıtım şirketi iken 02.12.2004 tarihinden itibaren depolama şirketi lisansına sahip olduğu, davacının incelenen ticari defterlerinde davalı şirketle bayilik cari hesap giriş çıkışının olmadığı, sözleşmenin devamında fayda bulunmadığı, bu durumun davacının kusurundan kaynaklanmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, bayilik sözleşmesinin feshine, intifa hakkının kaldırılmasına, tapu kaydındaki şerhin silinmesine, davalı tarafından davacıya verilmiş malzeme ve yapılmış masraf var ise, iddia ve ispat ederek dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen … Bayilik Sözleşmesi’nin 5. maddesinde “Bayi, istediği cins akaryakıtı …’nın göstereceği dolum yerinde … esaslarına göre tesellüm eder.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm karşısında davalının faaliyet alanının daha önce dağıtım şirketi iken sonradan depolama şirketi olarak değişmesinin tek başına davacıya

sözleşmeyi feshetme hakkı vermeyeceğinin kabulü gerekir. Zira, davalı davacıya mal temin etmekle yükümlü olup, bu malı bayinin adresine götürüp teslim etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Öte yandan davalının … sektöründeki gelişmelere ve yeniliklere ayak uydurmaması, yeterince reklam yapmaması gibi nedenler de akdin feshi için haklı neden olarak kabul edilemez. Davacı tacir olup, TTK.nun 20. maddesi uyarınca işlerinde basiretli davranması asıl olduğundan, bu yönleri davalı ile sözleşme imzalarken düşünmeliydi.
Ayrıca, sözleşmenin 49. maddesinde “… statüsünde meydana gelebilecek değişiklikte veya …’nın başka teşekküle bağlanması halinde iş bu sözleşmede hükme bağlanan bütün hak ve vecibelerin yeni teşekkül için de aynen geçerli olacağı” öngörüldüğünden davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi, davacının bu konudaki fesih sebepleri de yerinde değildir. Sözleşmenin değişik maddelerinde davalıya belirli koşulların gerçekleşmesi halinde tek taraflı fesih yetkisi tanınmıştır. Davacıya ise, böyle bir yetki verildiği hususu sözleşmede düzenlenmemiştir.
Kaldı ki, bayilik sözleşmesine istinaden düzenlenmiş olan İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 2. maddesinde “tesis edilen intifa hakkının süresi dolmadan bayii tarafından hiçbir surette terkininin istenemeyeceği”, 6. maddesinde ise “bayiinin … ile akdettiği esas bayilik sözleşmesi her ne sebeple ve suretle olursa olsun fesholunduğu takdirde, intifa hakkı mahfuz kalmak kaydıyla …’nın 4. madde hükmünü tatbik edeceği” öngörülmüştür. Yine aynı sözleşmenin 7. maddesinde “…’nın statüsü ve bünyesinde husule gelecek değişiklikler nedeniyle …’nın yerine kaim olacak teşekkülün iş bu sözleşmenin bütün hukuk ve vecaibini aynen haiz olacağı” kararlaştırılmıştır.
Mahkemece gerek yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri, gerekse bayilik sözleşmesinin feshiyle ilgili diğer maddeleri üzerinde yeterince durulup tartışılmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.