YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/372
KARAR NO : 2007/5092
KARAR TARİHİ : 18.05.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av… ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı ile davalı arasında 19.8.1992 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı vekili, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını başka şirketlerden akaryakıt aldığını ve müvekkilinden aldığı mal tutarını azalttığını bu nedenle sözleşmenin haklı olarak fesh edildiğini belirterek sözleşme ile davalıya verilen demirbaş malzemenin iadesini, mahkum kalınan kâr kaybından dolayı fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000.000.000.TL ve protokolun 9.maddesi uyarınca 1.500.000.000.TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, 28.2.2002 tarihli ihtarname ile müvekkilinin akdi yenilemeyeceğini davacıya bildirdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre sözleşme hükümleri uyarınca işletmenin yasal mevzuata uygunluğunun sağlanmasının davalının sorumluluğunda olmasına , cezai şarta ilişkin sözleşmede bir miktar belirtilmediğinden davacının cezai şart talep edemeyeceğine, ariyet olarak verilen mallar yargılama sırasında davacıya teslim edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10.000.000.000.TL kâr mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Taraflar arasında imzalanan 19.8.1992 tarihli sözleşmenin 8/b bendinde “…. işbu sözleşmenin şirketçe feshi halinde bayi şirkete şartı ceza olarak taraflar arasında akdedilen 19.8.1992 tarihli protokolün 9.maddesinde belirtilen cezai şartın ödeneceğinin” taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen cezai şartla ilgili olan kısma (x) işareti konduğu, dolayısı ile cezai şart miktarının belirlenmediği gerekçesiyle buna ilişkin istemin reddi doğru olmadığı gibi, bilirkişi raporunda davalının iskonto uygulama hakkı bulunmadığı belirtildikten sonra iskontolu ve iskontosuz hesaba göre kâr mahrumiyeti belirlinmiş ise de mahkemece karar yerinde davalının iskonto talep edip edemeyeceği tartışılmadan iskontolu hesaba göre kâr mahrumiyetinin belirlenmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.5 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.