Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3768 E. 2007/8478 K. 02.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3768
KARAR NO : 2007/8478
KARAR TARİHİ : 02.10.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının yanında çalışırken Ağustos 2004′ de işine son verildiğini, müvekkilinin 2001 yılında davalıdan borç para aldığını, ancak bordrolardan da anlaşılacağı üzere maaşından kesinti yapılmak suretiyle borcun ödendiğini, davalı yanca icra takibine konu edilen bononun tanzim tarihinin 15.10.2004 tarihi olduğunu, işine son verilen bir işçiye hiçbir patronun borç para vermeyeceğini, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, olsa bile 2001 yılında alınan ve ödenen borç ile ilgili bulunduğunu ileri sürmüş ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu borcun ödenmediğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece borçlu davacının senedin bedelini ödediğini ispat edemediği gibi itiraz edilen imzanın da davacıya ait olduğu bilirkişi raporu ile anlaşıldığından menfi tespit davasının reddine, menfi tespit davası açılmış olmakla davalı- alacaklının alacağını geç alacak olması nedeniyle davalının tazminat isteminin kabulüne, % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı delil listesinde yemin deliline de dayandığı halde dava konusu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve esasen bedelinin ödenmiş olduğu yolundaki iddiası yönünden yemin teklif hakkının hatırlatılmamış olması isabetsizdir.
Öte yandan, davada ihtiyati tedbir alınmadığından davacının alacağına kavuşmasının gecikmesinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle İİK.’ nun 72. maddesinde öngörülen tazminat koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.