Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3894 E. 2007/9118 K. 23.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3894
KARAR NO : 2007/9118
KARAR TARİHİ : 23.10.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava satıştan kaynaklanan alacağın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, faturalarla ilgili olarak müvekkiline gönderilen ihtarnameye itiraz edildiğini, talep edilen asıl alacağın ve faizin yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasındaki ilişki alım-satım akdi olduğundan ve 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğundan davalı tarafın zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiş, davalının ihtara cevabı dikkate alınarak malın teslim edildiği kabul edilmiş, ihtarname ile davalının temerrüdünün gerçekleştiği tarihten itibaren faiz hesabı yapılmış ve davanın kısmen kabulüne 2,082,75 YTL asıl alacak ile 5.808.66 YTL faizin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı alıcı, satışa konu malların satış bedellerinin iddia edildiği kadar olmadığını savunmuştur. Davacı tarafça düzenlenmiş olan faturların davalıya tebliğine ilişkin bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmamıştır.Bu itibarla TTK’nun 23/2 maddesi hükmünün somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. O halde davacının satış bedelinin faturada yazılı olan kadar olduğunu ispat etmesi gerekir.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığına göre satış bedelinin BK’ nun 209/1 maddesinde öngörülen biçimde saptanması gerekmektedir.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulup gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.