Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4005 E. 2007/9189 K. 25.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4005
KARAR NO : 2007/9189
KARAR TARİHİ : 25.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 24.04.1996 tarihli protokol uyrınca davalıya teminat amacıyla açık bono verildiğini, protokol şartlarının yerine gelmemesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını, davalının senedi iade etmediğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında senedin 24.04.1996 tarihli protokol ile ilgili olmadığını ve anılan protokoldeki imzanın da kendilerine ait bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 24.04.1996 tarihli protokolde davalı adına atılan imzanın Adli Tıp Kurumu raporu ile davalı … ‘ya ait olduğunun tespit olunduğu ve protokol kapsamında teminat olarak verilen dava konusu senedin, protokol koşulları yerine getirilmediği için teminat olma özelliğinin ortadan kalktığını ve iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, dava konusu bononun imzası davalıya ait olan 24.04.1996 tarihli protokol kapsamında verildiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı tazminat ile sorumlu tutulur.
Mahkemece somut olayda davanın açıldığı tarihte, davacı aleyhine yapılan icra takibi bulunmadığı gözetilmeden davalı alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.