Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4008 E. 2007/8607 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4008
KARAR NO : 2007/8607
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

Mahkemesi :Nazilli İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili bankaya ait alacağın 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 nci ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesinde gösterilen imtiyazların dikkate alınmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline ve müvekkilinin birinci sıraya alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesince davacı alacağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I maddesi gereği ilk hacze iştirakinin temini için sıra cetvelinin iptaline; davacının birinci sırada yer alma isteminin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı yanın temyizi sıra cetvelinde birinci sıraya alınması gerektiğine ilişkindir. Haciz yolu ile takiplerde düzenlenecek sıra cetvellerinin şekli hakkında yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi, İcra ve İflas Kanunu’nun 206 ncı maddesinde gösterilen sıralamanın uygulanması da kural olarak mümkün değildir. Bu tür sıra cetvellerinde sıralamadan ziyade paylaştırmanın usulüne uygun olup olmadığına bakılacağından, davacının temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince; davacı bankanın alacağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da gösterilen takip ve tahsil hükümlerine göre tahsiline imkan sağlayan hüküm 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na 5020 sayılı yasayla eklenen Ek 5 nci maddedir. Ne var ki, bu hükme göre davacı alacağının anılan yasa çerçevesinde tahsili için, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.10.2006 gün ve 19-649/661 E.K. sayılı ilamında da benimsendiği üzere, “üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine sonuç doğurmamak” şartının tahakkuku gerekir.
Somut olayda davacı alacağının davalı alacağı ile garameye sokulması halinde, davalıya isabet edecek payın azalacağında kuşku yoktur. Açıklanan durum karşısında davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.