Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4019 E. 2007/8589 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4019
KARAR NO : 2007/8589
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …..,Saylık firması ile imzaladığı Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, borcun ödenmesi için girişilen icra takibine asıl alacaktan 300.00 YTL borcu kabul edip, kalan tutar ve faize itiraz ettiğini belirterek, 11.102.54 YTL için itirazın iptaline, takibin devamına, % 40′ dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı bankanın dava dışı asıl borçlu Bilal Saylak’ a verdiği kredi kartı borcundan dolayı 300.00 YTL’ ye kefil olduğunu, bu tutarı icra dosyasında kabul ettiğini, alacaklının asıl borçlunun kredi kartı limitini habersiz yükselttiğini, 300.00 YTL’ ye kefaleti nedeniyle bu kısmı kabul ettiğini fazlasını kabul etmediğini bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 10.959.41 YTL yönünden iptaline takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada Mevcut Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde ve Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinde mahkemenin kabulünün aksine kefil olunan tutar veya sözleşme limiti yazılı değildir. Bu durumda geçerli bir kefaletten söz edilemez. (B.K. 484. mad.) Ne var ki, davalı kefil icra takibine itirazında ve cevap dilekçesinde kefaletinin 300.00 YTL olduğunu kabul ettiğinden bu tutar yönünden kefalet ettiğinin kabulü gerekir.
Öte yandan, dava konusu takibe karşı davalı vermiş olduğu itiraz dilekçesinde 300.00 YTL için itiraz etmemiştir.
Mahkemece, davalı borçlunun itiraz etmediği bu miktar, kefalet limiti gözetilmeden ve takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler de dikkate alınmadan, dosya içeriğine uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da doğru değildir.
O halde mahkemece kefil davalının dava dışı Bilal Saylık’ ın kredi kartı borcundan dolayı 300.00 YTL kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu kabul edilerek , konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bir rapor alınıp, toplanan delillere göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.