YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4033
KARAR NO : 2007/8592
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen ticari alım-satm sözleşmeleri doğrultusunda 31.5.2006 tarihinden itibaren satım sözleşmelerinde belirtilen değişik cinste dokuma ipliklerinin davalıya satılıp teslim edildiğini, sözleşmede vade farkı uygulamasının ve ihtilaf halinde Denizli Mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiğini, davalının satış bedellerini zamanında ödemediği gibi 20.10.2006 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını belirterek vade farkı hariç 549.912.25 YTL alacağın faturaların ödeme tarihinden başlamak üzere aylık %3 vade farkı temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanmış sözleşme olmadığından yetki ve vade farkına ilişkin hususların müvekkilini bağlamayacağını, yetkili mahkemenin davalının şirket merkezinin bulunduğu … Ticaret Mahkemesi olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunduğu gibi taraflar arasındaki ilişkinin davacının davalıya iplik vermesi, davalının da davacıya kumaş veya para vermesi şeklinde devam ettiğini, davacının teslim ettiği ipliklerin ayıplı çıktığını müvekkilinin ürettiği kumaşların müşterilerinden geri döndüğü gibi, bir kısmının deposunda olduğunu, bu nedenle ödenen ve ödenecek reklamasyon bedelleri nedeniyle davacıya borcu bulunmadığı gibi alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmaması nedeniyle davacının fatura ve irsaliye kayıtlarına delil olarak dayandırılmış olması faturanın başlı başına alacak borç ilişkisinin varlığını ispata yeterli olmaması, bu nedenle BK.nun 73.maddesi hükmünün uygulanamayacağı ve davacının HUMK.nun 21.maddesindeki sözleşmenin yapıldığı ve ifa edilebileceği yer mahkemesi savunmasının yerinde görülmediği, yetkili mahkemenin HUMK.nun 9.madde gereği davalının ikametgahı mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin … Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıya sattığı mal bedelinden kaynaklanan para alacağına ilişkindir.
Davalı vekili, taraflar arasında yazılı sözleşme olduğunu inkar ederek dosyada mevcut yetki ve vade farkı ile ilgili düzenlemelerin müvekkilini bağlamayacağını savunmuş ise de, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığını kabul ederek davacının müvekkiline ayıplı mal teslim ettiğini bu nedenle müvekkilinin borçlu olmadığını bildirmiştir.
Davalı vekilinin taraflar arasında mal alışverişi olduğunu ve ticari ilişkinin varlığını kabul ettiği gözetilerek BK.nun 73. ve HUMK.nun 10.maddesi gereğince yetkili mahkemenin davacının ticari muamele merkezinin bulunduğu yer olan Denizli olduğu gözetilmeden ve davalının yetki itirazının reddi ile taraf delilleri toplanarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.