Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4539 E. 2007/10422 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4539
KARAR NO : 2007/10422
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın alacağının sağlanması amacıyla girişilen icra takibine davalıların … sözleşmesi yükümlerinden kurtulmak amacıyla borca itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefil olarak davalılar gösterildiği halde sözleşmedeki imzaların onlara ait olmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, sözleşmeler, bilirkişiler raporları, toplanan delillere göre, davalıların sözleşmeye göre bulundukları taahhüt kefalet olduğundan BK.nun 484.maddesi gereğince sözleşmede kefalet limiti de gösterilmemiş bulunduğundan davalıların davacı bankaya borçlu bulunması söz konusu olmayacağından sübuta ermeyen davanın ve şartları oluşmayan davalı yanın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, takibe dayanak yapılan 19.7.1996 tarihli “… Sözleşmesi”nden kaynaklanmaktadır. Yerel Mahkemenin sözleşmeyi kefalet olarak yorumlamasında isabet görülmemiştir.
Zira, taraflar arasında kredi kartı sözleşmesinden ayrı ve bağımsız bir “… Sözleşmesi” akdedilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4.7.2001 tarih , 2001/19-534 Esas, 2001/583 Karar sayılı kararına konu olayda olduğu gibi kredi kartı sözleşmesi altına “… Şerhi” başlıklı bir bölüm yazılarak taraflarca imzalanmış değildir. Hal böyle olunca anılan Yargıtay kararı somut olay bakımından emsal olarak kabul edilemez.
Dava konusu 19.7.1996 tarihli bağımsız olarak düzenlenen “… Sözleşmesi”nin özellikle 1 ve 3.maddelerindeki açıklamalar gözetildiğinde sözleşmenin BK.nun 110.maddesi çerçevesinde bir … sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.
Bilindiği gibi … Sözleşmelerinde kefalette olduğu gibi limit şartı bulunmamaktadır. Kuşkusuz belirsizliğin garantisi olmaz ise de somut olayda belirsizlikten söz edilemez. Çünkü, davalıların … ettikleri borcun banka kayıtları üzerinde yapılacak incelemeyle belirlenmesi mümkündür.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden sözleşmenin yorumunda ve delillerin değerlenderilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.