Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/457 E. 2007/5051 K. 18.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/457
KARAR NO : 2007/5051
KARAR TARİHİ : 18.05.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Lütfi Batmaz ile imzaladığı, müşavirlik sözleşmesi uyarınca düzenlenen çeklerin yediemin olarak dava dışı …na teslim edildiğini, sözleşmede 45 gün içinde müşavir görevini yerine getirmediği takdirde çeklerin iade edileceği ve sözkonusu çeklerin hiçbir şekilde devir ve ciro edilemeyeceğinin belirtildiğini, belirlenen sürede müşavirin edimini yerine getirmediğini çeklerin bedelsiz kaldığını, bir kısım çekleri iade eden yedieminin iade etmediği çeklerle ilgili taahhütname imzaladığını, buna rağmen dava konusu çeki davalıya ciro ettiğini ve takibe konulduğunu, davalının iyiniyetli olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin dava konusu çeki ciro yoluyla edinen iyiniyetli hamil olduğu davacı tarafça beyan ve ibraz olunan belge ve delillerde davalının taraf olarak adının ve imzasının bulunmadığını, her zaman tanziminin mümkün olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece davacının iddialarını yazılı belge ile kanıtlayamadığı, dava dışı şahıslar tarafından imzalanan belgelerin davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmün davacı vekiline tebliğine ilişkin tebligat parçasında 7201 sayılı Yasanın 21.ve Tebligat Tüzüğünün 28.maddelerinde öngörülen biçimde muhatabın adreste bulunmama sebebinin komşudan sorulup, imzasının alınması ya da imzadan imtina etmiş ise, bu durumun tutanakla belgelenmesi hususlarına riayet edilmediği ve bu durumda geçerli bir tebligattan sözedilemeyeceğinden yerel mahkemenin temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararının kaldırılması ve işin esasının incelenmesi gerekmiştir.

2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının kötüniyetli hamil olduğununu kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarıının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 29.9.2006 tarih, 2005/128 Esas, 2006/238 Karar sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin kararının kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.