YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4652
KARAR NO : 2007/10465
KARAR TARİHİ : 22.11.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan … ve …’ nin müvekkiline ait ticari aracın diğer davalı …’ ye satımı hususunda aracılık yapıp müvekkiline kapora olarak 3.000.00 YTL ödeme yaptıklarını, davalıların müvekkilinin yaşlılığından istifade edip, oto satım sözleşmesi yanında hile sonucu bir adette senet imzalattıklarını, senedin davalı … tarafından alınıp, sonradan doldurularak diğer davalılara verildiğini, senedin daha sonra dava dışı kişilere ciro edilip son hamil dava dışı şahıs tarafından takibe konulduğunu ve müvekkilinin ticari dolmuşuna haciz konulması üzerine, dava dışı takip alacaklısına 42.000.00 YTL ödeme yapıldığını, daha sonra davalı …’ nin satım bedelini müvekkiline ödemeyip sözleşmeden vazgeçtiğini müvekkiline bildirdiğini ve müvekkiline ödenen 3.000.00 YTL dahil olmak üzere müvekkilinden 20.000.00 YTL talep ettiğini, bu para için de davalı aracı …’ in diğer davalı …’ den aldığı iddia edilen satım bedeline ilişkin 13.000.00 YTL ve 4.000.00 YTL masraf toplamının da bulunduğunu, müvekkilin davalılar hakkında suç duyurusunda bulunup, soruşturmanın devam ettiği, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve müvekkili tarafından ödenen 32.400.00 YTL’ nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, dava konusu senedin, araç satım sözleşmesinden vazgeçilmesi halinde cayma bedeli olarak düzenlendiğini, kendisi tarafından da aynı nitelikli bir senet düzenlenip davalı …’ e verildiğini, davacının satım sözleşmesinden vazgeçmesi nedeni ile, senedin kendisi tarafından dava dışı kişilere ciro edildiğini, davacının sözleşmeyi bozduğu için cayma bedelini ödemek zorunda olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalı …, kendisinin sözleşmede taraf olmadığını, araç satım sözleşmesinin bizzat kendisine ait işyerinde imzalandığı ve vazgeçilme halinde cayma
bedeli olarak senet düzenlendiğini, satıma aracılık yaptığını, zira kendisine ait oto galerisi olduğunu, senedin hile ile imzalatıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının satım için 17.000.00 YTL alıp, bu paranın 4.000.00 YTL’ sini davacının aldığı, geri kalan 13.000.00 YTL’ nin kendisinde kaldığı daha sonra sözleşme gerçekleşmeyince masraflarının düşülmesi ile bakiye 11.000.00 YTL’ nin davacı tarafa ödendiğini ifade ederek davanın reddini istemiş, diğer davalı … ise davacı ile davalı … arasında ticari aracın satımı hususunda 450.000.00 YTL üzerinden anlaşmaya vardıklarını, satım işleminden vazgeçilmesi halinde ise dava konusu senedin düzenlendiğini, davacının daha sonra anlaşmadan vazgeçtiğini ve senedin takibe konulduğunu beyan edip davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, trafiğe kayıtlı araçların satımının şekli şartlara haiz olduğu ve bu nedenle taraflar arasındaki satım sözleşmesinin geçersiz olması nedeni ile bu sözleşmeye bağlı cayma bedelinin de geçersiz olup geri verilmesi gerektiği, davalılar … ve …’ nin sözleşme ve senette taraf olmadıkları gerekçesi ile davanın davalı … yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Hükmü katılım yolu ile temyiz eden davalı …’ ye davacının temyiz dilekçesi 10.04.2007 ‘ de tebliğ edilmiş olup, adı geçen davalının temyiz talebi HUMK.’ nun 433/ 2. maddesinde öngörülen (10) günlük süreden sonra yapıldığı için temyiz talebinin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin katılım yolu ile temyiz talebinin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 22.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.