Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4663 E. 2007/7496 K. 16.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4663
KARAR NO : 2007/7496
KARAR TARİHİ : 16.07.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve özellikle, dava konusu alacağa karşılık çek ciro edilerek davacıya verildiğinin ve çekin davalıya iade olunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.07.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-
Davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki ticari emtia alım ve satımı sözleşmesine göre davacının davalıya satıp teslim ettiği mal bedeli olarak 3. şahsın keşide ettiği ve davalının ciro ile davacıya verdiği çekin ibraz süresinin geçirildiği ve ödenmediği için temel ilişkiye dayalı olarak ilamsız takip yapılmış ve davalı borca itirazda bulunmuştur.
Davalı cevap dilekçesinin 2. sayfa 4. bölüm II. satırda “davacıya vermiş olduğu çek ile borcunu ifa ettiğini” aynı sayfanın 16. satırında da “ müvekkilimiz borcunu ödemiş bulunmaktadır. “ 3. sayfanın 16. satırında da “ eğer kambiyo senedi olan çek süresinde muhataba ibraz edilip karşılıksız çıksa idi ciranta olan müvekkilimin sorumluluğu devam ederdi. Alacaklı TTK’ nun726. maddesinde 6 ay içinde de müracaatta bulunmayarak çekten doğan tüm müracaat haklarını zamanaşımına uğratmıştır. Müvekkilim bir ödeme vasıtası olan çek ile borcunu ödemiştir. Alacaklı kambiyo senedi vasfını kaybeden bu çek ile ancak keşideciden adi senet vasfı ile alacak talep edebilir.” demektedir.
Bağlama kuralının belirlenmesi için aşağıdaki hususlarının izahı gerekmektedir.
a) Somut olayda dava dışı 3. kişi tarafından keşide edilen çekin süresinde banka şubesine ibraz edilmediği açıktır. Süresinde ibraz edilmeyen çeke dayanılarak Kambiyo Hukuku çerçevesinde alacak isteminde bulunamayacağından; ancak temel ilişkiye dayanılarak istemde bulunabilir. Müracaat hakkı kaybedilen çeke dayanılarak, temel ilişkinin belirlenmesi halinde alacaklı, alacak isteminde bulunabilir. Çeke ciro yoluyla hamil olan keşideci ile davacı çek hamili arasında temel ilişki olmadığı ve çek bedelinin ödenmediği belirlenmiştir. Ödenmeyen çek için alacaklı temel ilişkiye dayalı olarak alacak davasını açması uygun olacaktır.
b) Davalı çekin 3. şahıs tarafından keşide edilip ciro yoluyla davacıya intikal etmesini ödeme olarak değerlendirmektedir. M.K.’ nun 6. maddesine göre ispat külfeti davacıda değil, davalı borçludadır. Sayın çoğunluğun ispat külfetinin davacıda olduğunu gösteren değerlendirme ise olumsuzun ispatının yapılması şeklindeki bir görüş olup, M.K.’ nun 6. maddesi gereğince ispat külfetinin ters yönlendirmesidir (Y. 19. H.D. 01.07.1997 gün 10190 Esas- 6818 Karar) Y. 19. H.D. 30.10.1997 gün 4165 Esas- 9061 Karar
c) Çek hamili, maddi olaylara göre keşideciye karşı, ya temel ilişki ya da zenginleşmeye göre dava açabilir. Somut olayda davacı alacaklı temel ilişkiye dayalı olarak cirantasından alacak iddiasında bulunmaktadır. Davacıyı haksız zenginleşme kurallarına göre keşideciye ve temel ilişkiye göre de cirantaya dava açmak hakkının varlığını kabul ederek, tercih hakkını temel ilişki için kullanan davacının; ödenmeyen çek bedeli için alacaklı kabul etmemek, ancak çek bedelinin ödendiğinin ispatı halindeki bir sonuç olacağından o halde; davanın kabulü gerekirken reddi bu yönden de isabetsizdir.
(G. Triş. Uygulamalı Çek Hukuku 4. Baskı 003 sh. 188,369,397 )
d) Çek, havaleden ibaret kayıtsız ve şartsız bir ödeme aracıdır. Müracaat hakkını kaybeden yada bu hakkı zamanaşımına uğrayan hamil, uğradığı zararın tazmini amacıyla TTK.’ nun 644’ te öngörülen sebepsiz zenginleşme davasından yararlanabileceği gibi, kambiyo senedi düzenlenmesine yol açan temel ilişkiye dayanılarak alacak davası açılabileceği, çek bedelini ödemeyen için ise bir ödeme aracının da olamayacağı açıktır.
(Prof. Dr. H. Ülgen, Prof. Dr. M. Helvacı, Prof. Dr. A. Kendigelen, Doç. Dr. A. Kaya Kıymetli Evrak Hukuku 2006. İstanbul. Sh. 239. 247.)

Müracaat hakkının yitirilmesi ile kambiyo senedinin “ zedelenmeksizin” iade edilmesi şartı yerine gelemeyeceğinden; 3. şahıs olan keşidecinin çek bedeli ödemesi ve ciranta davalının da ödemeyi “defi” olarak ileri sürmesi halleri ayrık olmak üzere davalı temel ilişkiye dayalı olarak aldığı emtia bedelini ödemelidir. (Prof. Dr. A. Kendigelen- Çek Hukuku İstanbul 006 Sh. 18- 216, 269, 282)
Çekin bir ödeme vasıtası olmasının temel dayanağının çek bedelinin ödenmesi ile oluşacağı, sadece çek keşide edilmesi veya keşide edilen çekteki ciro neticesinde cirantanın ödeme defi çelişkili davranış olup venire contro lactum ile himaye görmeyecektir.
Davalının ödeme def’i olarak getirdiği çekin süresinde muhatap banka şubesine ibraz edilmediği hamilin TTK.nun 708 ve 720 maddelerine göre de müracaat hakkını kaybettiği dayanak belgenin adi havale niteliğini taşımakta olup, borç ikrarını içermediği gibi, HUMK.nun 292.maddesine ve yazılı delil başlangıcı ile davalının da kabul ettiği alacağın teslim olunan mal bedeli olmasına gör e davalıdan tahsili somut olay adaletine de uygun düşecektir.
(Kendigelen a.l.l.sh.297)
e) Kural olarak “İki taraftan her biri müddeasını ispata mecburdur” MK.6. Bu hükmü , kaynak İsviçre M.Kanunundaki (md.8 deki) gibi “
“bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlamak gerekir. Davalı çekin keşide olunması ile ödendiğini savunmaktadır. İspat külfetinin davalıda olduğu ve ödeme def’i sebebiyle de ödendiğinin kanıtlanması uygun bir sonuç olacaktır. (Prof.Dr.B.Kuru. C.11.001.sh.1981 1989-006)
f) Çekin bir ödeme aracı olduğu;
Ancak ödenmesi halinde bu karinenin uygulanacağı (Prof.Dr.Kendigelen a…. … sh.128-206) aksinin ise, belirli bir bedelin ödenmesine ilişkin kayıtsız ve şartsız havaleye; TTK.707 ve 708 madde hükümlerine ve ödeme için ibraz ile sonuçlarına aykırı olacağı açıktır. (Prof.Dr.H.Ülgen sh.234,215)
g) Çekin karşılıksız çıktığı, ödenmediği, davalıya da iade olunmadığı, esasen ödeme def’i değil, keşide olunan çekin ciro ile davacıya verilmesini ödeme olarak kabul eden değerlendirmenin karşısında temel alacak-ilişki ile alacağın tahsilini talep ve dava olunması kadar olağan bir sonuç yaratacak istem yoktur. Çekin zayi olması halindeki sonuç ile temel ilişki arasındaki bağlantının mükerrer bir tahsilat biçimi şeklindeki değerlendirmesinde somut olayla bir ilgisi olmamalıdır.
h) Yerel mahkemenin gerekçesinde belirtilen sebeplerin incelenmesine gelince;
aa) “Çekin karşılıksız çıktığı yada ödenmediği kanıtlanmamıştır gerekçesi MK.nun 6.maddesine göre ödemenin yapıldığının davalı üzerinde bulunmasına ve bu yönde külfetin yerine getirildiğinin ispat olunmamasından doğan sonuca göre itibar görmemelidir.
bb) Bu nedenle de temel ilişkiye dayanılarak takip yapılamaz hususu ise yukarıda izah olunan c ve d fıkralarına göre itibar görmemelidir.
cc) Çekte zamanaşımına uğramasına göre müracaat hakkının düşmesinin temel ilişkiye dayanan davacının davası için uygun bir gerekçe olmadığı açıktır. Belirlenen bağlama ve kırılma noktalarına göre davanın reddi yönündeki sayın çoğunluğun kararına gerekçeli karşı görüşüm ve oyumdur.