Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4745 E. 2008/533 K. 29.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4745
KARAR NO : 2008/533
KARAR TARİHİ : 29.01.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl dava ve birleşen dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın kefillerden tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Asıl davanın davalısı … vekili, müvekkiline hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini, muacceliyet kesbetmeden ayrıca ipotek paraya çevrilmeden müvekkili aleyhine icra takibi yapılmasının doğru olmadığını, limitle sorumlu bulunduğunu belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davanın davalısı …. vekili, müvekkilinin borca itiraz etmediğini, takibin de durmadığını, haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın davalısı … yönünden davanın kısmen kabulüne, takibin 10.000.00.-YTL. üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek % 45 faiziyle devamına, hükmolunan miktarın % 40’ı oranındaki icra inkar tazminatının adı geçen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve davalının tazminat isteminin yerinde olmadığına, birleşen davanın davalısı ….’in asıl borca bir itirazı bulunmadığından ve benimsenen bilirkişi raporuna göre sorumlu olduğu miktar itiraz edilmeyen asıl alacaktan az olduğu için bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka ile asıl davanın davalısı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm, davacı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davanın davalısı …’in aleyhindeki icra takibinde talep edilen borcun ve ferilerinin tamamına itiraz etmiş olduğu ve bu nedenle icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ilgili icra dosyası içeriğinden anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve 15.09.2006 tarihli oturumda ana paraya itirazları bulunmadığını, yalnızca birikmiş faize ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara itiraz ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece davalı vekilinin beyanları baştan beri anaparaya itirazda bulunulmadığı şeklinde yorumlanarak bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa az önce de açıklandığı gibi anılan davalının takip dosyasında borcun tamamına itiraz ettiği görülmektedir. Davalı vekilinin yargılama sırasındaki beyanları olsa olsa ana paraya ilişkin itirazın geri alındığı anlamında yorumlanabilir ki, bu durumda ana para açısından davanın konusuz kaldığı sonucuna varılacağından mahkemece bu yön gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve gerekçelerle yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı banka vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı banka lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.